Yargıtay’ın bozma kararının ardından Özgecan Davası bugün yeniden görülecek

Özgecan Aslan davasında Yargıtay’ın verdiği kısmen bozma kararının ardından dava 12 Eylül 2017  günü saat 13.30’da yeniden görülecek

Özgecan Aslan davasında Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi 3 Aralık 2015 tarihli 2015/116 E. 2015/317 K. Sayılı kararında

Sanık Ahmet Suphi Altındöken hakkında;

-Özgecan ASLAN’a karşı fikir birliğinde diğer sanıklarla canavarca hisle ve eziyet çektirerek, nitelikli cinsel saldırı suçunu gizlemek, delilerini ortadan kaldırmak ve yakalanmamak amacıyla, baygın olması sebebiyle kendisini savunamayacak durumda bulunan maktule karşı kasten öldürme suçunu işlediğinden 5237 Sayılı TCK’nın 61.  maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi ve sosyal durumu gözönüne alınarak 5237 Sayılı TCK’nın 37/1.maddesi delaletiyle 82/1-b-e-h maddeleri gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına;

-Sanığın cebir, tehdit ve hile kullanarak hürriyeti tahdit suçunu işlediğinden 5237 Sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince, suçun yoğun bir suç işleme kararlılığında işleniş biçimi, müdahillerde ve toplumda meydana getirdiği menfi tesirleri gözönüne alınarak 5237 Sayılı TCK’nın 109/2 maddesi gereği taktiren teştiden 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına;

Suçun cinsel amaçla işlenmiş olması sebebiyle 5237 Sayılı TCK’nın 109/5. maddesi gereğince verilen cezanın ½ oranında artırılarak sanığın 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına;

-Sanığın maktule karşı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğinden 5237 Sayılı TCK’nın 61.  maddesi gereğince, suçun kararlılıkla işleniş biçimi, suçun müdahillerde ve toplamda meydana getirdiği menfi tesirler gözönüne alınarak TCK 102/2 maddesi gereğince taktiren teştiden 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına;

Suçun,  insanların toplu olarak yaşama zorunluluğunda bulunduğu halk otobüsü gibi bir yerin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmiş olması sebebiyle 5237 Sayılı TCK’nın 102/3-e maddesi gereğince verilen cezanın ½ oranında artırılarak sanığın 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına;

Sanık Fatih Gökçe hakkında;

-Sanığın fikir birliğinde diğer sanıklarla canavarca hisle ve eziyet çektirerek, nitelikli cinsel saldırı suçunu gizlemek, delilerini ortadan kaldırmak ve yakalanmamak amacıyla, baygın olması sebebiyle kendisini savunamayacak durumda bulunan maktule karşı kasten öldürme suçunu işlediğinden 5237 Sayılı TCK’nın 61.  maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi ve sosyal durumu gözönüne alınarak 5237 Sayılı TCK’nın 37/1.maddesi delaletiyle 82/1-b-e-h maddeleri gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına;

-Sanığın maktule karşı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğinden 5237 Sayılı TCK’nın 61. maddesi gereğince, suçun kararlılıkla işleniş biçimi, suçun müdahillerde ve toplamda meydana getirdiği menfi tesirler ve suçun işlenişinde iki adet ağırlaştırıcı sebep bulunması gözönüne alınarak 5237 Sayılı TCK’nın 102/2 maddesi gereğince taktiren teştiden 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına;

Suçun baygın olmasından dolayı kendini savunamayacak vaziyette olan maktule karşı,insanların toplu olarak yaşama zorunluluğunda bulunduğu halk otobüsü gibi bir yerin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmiş olması sebebiyle 5237 Sayılı TCK’nın 102/3-a-e maddeleri gereğince verilen cezanın ½ oranında artırılarak sanığın 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasın

Sanık Necmittin Altındöken hakkında:

Sanığın fikir birliğiyle diğer sanıklarla canavarca hisle ve eziyet çektirerek, diğer sanıkların nitelikli cinsel saldırı suçunu gizlemek, delilerini ortadan kaldırmak ve yakalanmamak amacıyla, baygın olması sebebiyle kendisini savunamayacak durumda bulunan maktule karşı kasten öldürme suçunu işlediğinden 5237 Sayılı TCK’nın TCK 61. maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi ve sosyal durumu gözönüne alınarak 5237 Sayılı TCK’nın 37/1.maddesi delaletiyle 82/1-b-e-h maddeleri gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına;

ayrıca:

Suçların soğukkanlılıkla, uzmanlıkla, kararlılıkla işleniş biçimi, maktul yakınları ve tüm toplum vicdanında uzun yıllar onarılması güç hasarlar bırakmış olması, sanıkların pişmanlık göstermemiş olmaları nazara alınarak sanıklar hakkında yukarıdaki tüm cezalarla ilgili TCK 62. maddesi gereği takdiri hafifletici nedenlerin uygulanmasına yer olmadığına;

Karar vermişti.

Adana F Tipi Kapalı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan Ahmet Suphi Altındöken ile babası Necmettin Altındöken, 11.04.2016 tarihinde tutuklulardan Gültekin Alan’ın silahlı saldırısına uğramıştı. Suphi Altındöken saldırıda hayatını kaybederken, babası ise ağır yaralanmıştı.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 27.03.2017 tarihli 2017/438 E., 2017/923 K. Nolu kararında Suphi Altındöken ile ilgili olarak;

Sanığın 11.04.2016 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, sanığa ait ölüm kaydı düşülmüş nüfus kaydı getirtildikten sonra hakkında açılan kamu davalarının TCK’nın 64 ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerekçesiyle bozma kararı verdi.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi sanık Fatih Gökce hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hüküm yönünden yaptığı inceleme sonucunda;

– Sanığın, üzerine atılı bulunan suçlamayı inkar ettiği, diğer sanık Ahmet Suphi’nin soruşturma aşamasında kollukta, Cumhuriyet savcılığında ve Sulh Ceza Hakimliğinde alınan ifade ve savunmalarında, sanık Fatih’in, maktuleye cinsel saldırıda bulunduğuna ilişkin herhangi bir iddia ve beyanda bulunmadığı, maktulenin cesedi üzerinde yapılan otopsi ve inceleme sonuçları ile dosyada mevcut delillere göre sanık Fatih’in savunmasının aksine maktuleye cinsel saldırıda bulunduğuna ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla; bu suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık Ahmet Suphi’nin kovuşturma aşamasında geliştirdiği savunmasına itibar edilerek varsayıma dayalı olarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

– Kabule göre; sanık hakkında TCK’nun 102/2. maddesi ile belirlenen temel ceza, suçun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlendiği gerekçesiyle aynı Kanunun 102/3 (a) ve (e) bentleri uygulanmak suretiyle arttırılmış ise de; maddenin gerekçesine bakıldığında suçun yetiştirme yurdu, ceza infaz kurumu, öğrenci yurdu, okul pansiyonu ve hastane gibi insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi halinde (e) bendi ile arttırım yapılabileceği, somut olayda sanığın cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiği kabul edilen minibüsün insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamlardan sayılamayacağı bu nedenle (e) bendinin uygulanma koşullarının bulunmadığının gözetilmemesi,

gerekçesiyle bozma kararı verdi.

Baroların, sendika ve kadın örgütlerinin katılma talebi Yargıtay tarafından da reddedildi

Yargıtay, davaya katılma talepleri reddedilen Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu, İzmir Barosu Başkanlığı, Adana Kadına Özgürlük ve Eşitlik Derneği ve Hatay Barosu Kadın Hukuku Komisyonu Başkanlığının, sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından açılan kamu davalarına, suçtan doğrudan zarar görmediklerinden katılma ve sanıklar hakkında bu suçlardan kurulan hükümleri temyiz etme hak ve yetkileri bulunmadığından temyiz istemlerin reddine karar verdi.

Özgecan davası yeniden görülecek

Yargıtay’ın kısmen bozma kararının ardından 12 Eylül tarihinde yapılacak duruşmada Fatih Gökçe’nin Yargıtay bozma ilamına karşı beyanları SEGBİS vasıtasıyla Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan alınacak.

Mahkeme Yargıtay’ın bozma kararına uyup uymayacağını duruşmada kararlaştıracak.

toplumsalhukuk