Mustafa Karadağ: Özgür iradeyle yasayı yorumlama süreci kalmadı

Hakimler Savcılar Kurulu (HSK) tarafından geçtiğimiz günlerde Urfa’ya sürgün edilen Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ, mesleğini bırakarak emekli oldu. Mesleği bırakmasına dair konuşan Karadağ, “Yargıçların, savcıların saraylara davet edildiğini ve siyasi iktidarın yargıçları zorunlu olarak ayakta alkışlattğını gördük” dedi

HSK tarafından Urfa’ya sürgün edilen Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ, sosyal medya hesabından yaptığı “Neden emekli oldum” başlıklı yazısı ile mesleğini bıraktığını açıkladı. Karadağ, aile mahkemelerinin kuruluşundan beri 14 yıldır Aile Mahkemesi Hakimi olarak görev yaptığı sırada Urfa’da İş Mahkemesi Hakimliği’ne atarak kıdeminin ve liyakatinin gerektirdiği yere atanmamıştı.

Mesleğini bırakma kararına yönelik Sendika.Org’a konuşan Karadağ şunları söyledi:

Türkiye’de 16 Nisan’dan sonra ve de bundan önceki 20 Temmuz OHAL ilanında yargı bağımsızlığı ve yargının temelleri yer almıyor. Yargıçların bağımlı hale getirildiği bir siyaset ortamındayız. 2014 sonrasında yargıçların, savcıların saraylara davet edildiğini ve siyasi iktidarın yargıçları zorunlu olarak ayakta alkışlattığını gördük. Bu koşullarda artık özgür iradeyle hukuki terimini de belirtmek gerekirse vicdanına göre yasayı yorumlama süreci kalmadı. Benim dışımda bağlı olduğum sendikama yönelik son kıyımlar ve üyelerinin sürgüne tabi tutulmasıyla açık hedef haline getirildik. Hakimliğin ve savcılığın dingin, huzurlu ortamda yapılması gerektiği kanaatindeyim. Maalesef o ortam kalmadı ve ben de mesleğimi bırakma kararı aldım.

Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ’ın sosyal medya hesabından “Neden emekli oldum” başlıklı mesleği bırakma kararına yönelik açıklaması ise şu şekilde:

Öncelikle Şanlıurfa’ya sürgün edilmem sürecinde bana verdiğiniz her türlü desteğe çok teşekkür ediyorum.

Benim ve üyemiz olan diğer yargıç, savcıların maruz kaldığı uygulamaların, hukuksuzlukların sadece yargıç ve savcılara değil aynı zamanda avukatlara yani yargının tüm kurucu unsurlarına yönelmiş olduğu bir gerçekliktir ve avukat meslektaşlarımızın bu gerçekliğin farkında olarak gerekli tepkileri vermeleri beni umutlandıran bir davranış olmuştur.

‘Yiğit insanlar var’

Bunun dışında süreç içinde ben, kendimi hiç yalnız hissetmedim, daha önce de ifade ettiğim üzere yeniden söylemek isterim, dostlarım var, hukuka inanan barolar, yargıçların haklarını savunan avukatlar var. Sivil Toplum Örgütleri var, onların üyeleri yiğit insanlar var.

İlk başlarda Şanlıurfa’ya gidip orada göreve devam etme kararındaydım. Ancak daha sonraları izin ve adli tatil taleplerimin görmezden gelinmesi, bazı yayın organlarınca hedef gösterilerek can güvenliğimin risk altına sokulması, Türkiye’de yargıçlık yapmama olanak tanınmayacağına ilişkin söylentiler, yargı örgütlenmesi ile emek, hak, eşitlik ve özgürlük temelli demokrasi mücadelesine yeterince katkıda bulunma koşullarımın elimden alınmaya kalkışılması nedeniyle meslekten ayrılmak zorunda kaldım.

‘Dışarıda daha özgür mücadele ortamı mevcut’

Elbette mücadele sadece yargıç iken yapılmıyor, aksine dışarıda daha özgür ve etkin bir mücadele ortamı mevcut. Bu bağlamda hak ve özgürlük taleplerimizin, hak ve hukuk ihlalleriyle ilgili taleplerimizin daha çok tartışılabileceği, eylemlerin belirleneceği geniş bir kamusal alan yaratmanın gereğine olan inancım nedeniyle 32 yılı aşan kamu hizmetinden ve 29 yıllık yargıçlık mesleğinden ayrılıyorum.

YARGIÇLAR SENDİKASI BAŞKANINA SÜRGÜN

HAKİM MUSTAFA KARADAĞ’IN SÜRGÜN EDİLMESİ ANKARA’DA PROTESTO EDİLDİ

 

toplumsalhukuk / Sendika.Org