İhraç edilen hukukçu akademisyenlere destek büyüyor

Prof. Kaboğlu, akademideki ihraçlar karşısında uluslararası alanda umut verici büyük bir destek olduğunu belirtti

KHK’lar ile ihraç edilen hukukçu akademisyenlerin avukatları, hukukçu akademisyenlerle dayanışmalarını ifade etmek, akademideki ve yargıdaki hak ihlallerine dikkat çekmek için İstanbul Barosu’nda bir toplantı düzenledi.

Hukukçu Akademisyenlerin Avukatları tarafından düzenlenen toplantıya Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, Yrd. Doç. Ceren Akçabay, Arş. Gör. Hülya Dinçer, Arş. Gör. Can Armutçuoğlu ve Dr. Mehmet Cemil Ozansü’nün de aralarında bulunduğu akademisyenlerin yanı sıra Av. Arzu Becerik, Av. Severay Ballıkaya, Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Başar Yaltı, HDP miletvekili Garo Paylan, eski SHP milletvekili ve bakan Ercan Karakaş katıldı.

“Her türlü hukuki desteği vereceğiz”

Açılış konuşmasını yapan Av.Arzu Becerik, 15 Temmuz darbe girişiminden 5 gün sonra ilan edilen ve iki kez uzatılan OHAL ile hak ve özgürlüklerin askıya alındığını, akademisyenlerin bir gecede görevlerinden ihraç edildiğini, cübbelerin ayaklar altına alındığını, üniversitelerinde açıklama yapmalarına bile izin verilmediğini hatırlatarak tek gecede yayımlanan KHK’ların akademisyenleri suçlu yapamayacağını ya da itibarsızlaştıramayacağını söyledi.

Becerik, “Bizler de avukatlar olarak hukukçu akademisyenlerin yanında olduğumuzu, her türlü hukuki desteği vereceğimizi kamuoyuna bildiririz” dedi.

5000 akademisyen tasfiye edildi

Av. Severay Ballıkaya ise 20 Temmuz’dan bu yana süren OHAL koşullarındaAvrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin askıya alındığına dikkat çekerek bu süreçte akademide bütün muhalifleri hedef alan ve 5000 akademisyenin ihraç edildiği büyük bir tasfiye yaşandığını söyledi.

Geçtiğimiz günlerde bir hekimin de KHK ile ihraç edildiği için yaşamına son verdiğine dikkat çeken Ballıkaya, Ankara’da tek başına direnişi sürdüren akademisyen Nuriye Gülmen’in duruşunun önemli olduğunu belirtti.

Ballıkaya bu tasfiye sürecini seçim sürecinde bir yol temizliği olmanın yanı sıra yeni dönemin temellerinin atılması, devletin yeniden yapılandırılırken kamunun muhalif kadrolardan arındırılması süreci olarak değerlendirdi.

Genç akademisyenler daha fazla dayanışma”

29 Ekim 2016 tarihli kararname ile ihraç edilen akademisyenlerden Dr. Mehmet Cemil Ozansü de, “Anayasal düzen dostu olmadığı Anayasa Mahkemesince tescillenmiş bir iktidar tarafından Anayasa’ya karşı olmak suçlamasıyla ihraç edildiklerini” vurgulayarak genç akademisyenlerle daha fazla dayanışma çağrısında bulundu.

Prof. Kaboğlu: Çok büyük destek var

Son sözü ise 7 Şubat KHK’sı ile ihraç edilen Anayasa profesörü İbrahim Kaboğlu aldı. Kaboğlu 15 Temmuz darbesinden sonra sürecin, darbecilerin sığındığı Avrupa ülkelerini darbecileri iade etmemek zorunda bırakan idam tartışmaları ile adeta darbecileri korumak ve bunun yanında darbe ile ilişkisi olmayan muhalifleri tasfiye etmek şeklinde ilerlediğini belirtti.

Akademideki ihraçlar karşısında uluslararası alanda büyük bir destek olduğunu ve bunun umut verici olduğunu belirten Kaboğlu, toplantıyı organize eden avukatlar ile katkı sunan Barolar Birliği’ne ve İstanbul Barosu’na da ayrıca teşekkür etti.

toplumsalhukuk