Gözaltı, tutuklama ve ihraçlar; 12 Eylül’de tablo neydi, 15 Temmuz’dan sonra son durum ne?

CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan ve CHP’li milletvekilleri TBMM’de düzenledikleri ortak basın toplantısında son KHK ile yapılan ihraçlara ilişkin olarak, “Gece yarısı  kararnameleri ile gelen bu bir kıyımdır; kıyıma hayır” açıklaması yaptı

Sarıhan, açıklamada, 15 Temmuz ile 12 Eylül darbesi arasındaki gözaltı, ihraç ve tutuklama rakamlarının karşılaştırıldığı liste de kamuoyuna sunuldu. Listedeki rakamlara göre 12 Eylül’de 52 bin kişi tutuklanırken, 15 Temmuz’da şu ana kadar 41 bin tutuklama var. Rapora göre, 110 bin 971 kişi kamudaki görevinden çıkartıldı. 12 bin 768 kişi görevine iade edilirken, 124 bin 646 kamu görevlisi hakkında da işlem yapıldı.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan da başta akademisyenler olmak üzere kamudan ihraçlara tepki gösterenler arasında yer aldı.

Sarıhan konuyla ilgili şu açıklamaları yaptı:

“Bu filmi daha önce 12 Eylül’de görmüştüm”

Ben bu filmi daha önce görmüştüm. Bir olağanüstü dönemde görmüştüm, 12 Eylül’de görmüştüm. 12 Eylül’de 1402’lik adı altında sayısız öğretim üyesinin aynı zamanda öğretmenin, eğitim emekçilerinin görevlerine son verilmişti. Sorgusuz sualsiz verilmişti. Şimdi 12 Eylül’lere, 12 Mart’lara hayır diyenler, hayır dediklerini iddia eden kişiler, sahip oldukları iktidarla yeni 1402’likler uygulamasıyla durmadan ve durmadan bizi karşılaştırıyorlar.

“Son ihraçlar  kendilerini çağdaş yaşam içerisinde ifade eden insanlara yönelik”

Son kararnamenin açlığa mahkum etmiş olduğu insan sayısı 4.464. Açılığa mahkum etmek diyorum çünkü bu insanlar kafa emeğiyle geçinen insanlar, kol emeğiyle geçinen insanlar değil. Öğrendiler, çalıştılar ve öğretiyorlar. Hangi amaçla öğretiyorlar? Aydınlanmayı sağlamak amacıyla öğretiyorlar. Onları kürsülerinden aldık, kürsülerini boşalttık, bu boşaltma işlemini bu kararname yaptı. Daha önceki pek çok kararnamede olduğu gibi bu kararnamede de OHAL ilanına neden olduğu iddia edilen darbe girişimcileri ve darbe girişimcileriyle ilişkisi olan kişilerden daha çok sayıda esas olarak kendilerini çağdaş yaşam içerisinde ifade eden insanlara yönelik bir ihraç dizisi ile karşılaştık.

“Hedefte FETÖ’cüler değil aydınlanmacı, çağdaş, bilimden yana olan insanlar var”

Son kararnameyle ihraç edilenlerin 330’unun akademisyen olduğunu hatırlatan CHP’li Sarıhan, bu akademisyenlerin 167’sinin ‘Barış için Akademisyenler’ bildirisine imza atanlar olduğunu söyledi.

Sarıhan, “İhraç edilenlerin 136’sı aynı zamanda Eğitim-Sen üyesi. Eğitim-Sen nasıl bir sendikadır bunu hepimiz biliyoruz. 475’i de Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışan Eğitim-Sen üyesi öğretmenler. Böylece 1483 kamu çalışanı Eğitim-Sen’li kamu çalışanın işine son verilmiş olunuyor. Daha önce kamu çalışanlarından 33 bin 68 kişi ihraç edilmişti. Bu ihraçtan sonra 12 bin 610’u özellikle Eğitim-Sen’li öğretmenlerin aralarında bulunduğu iadeler gerçekleşmişti. Şimdi bugün yeniden Eğitim-Sen hedef alınıyor” diye konuştu.

Sarıhan, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve İletişim Fakültesi’nden son kararname ile görevine son verilen 72 akademisyenin 58’inin Eğitim-Sen üyesi olduğunu ifade ederek  “Yani hedefte ne olduğu açık. Hedefte Fethullahcı Terör Örgütüne yöneltilmiş olan, onun amaçlarına hizmet etmek isteyen, darbeci kesimle ilişiği bulunduğu iddia edilen insanlar değil, doğrudan doğruya aydınlanmacı, çağdaş, bilimden yana olan insanlar hedef alınıyor” dedi.

“OHAL’in hukuki kuralları aşılmıştır”

CHP’li Şenal Sarıhan, kararnamelerle çok sayıda kamu görevlisi işsiz ve aşsız bırakıldığını, bunun bir cezalandırma olduğunu, bu cezalandırmanın da herhangi bir şekilde hukuki gerekçelerinin de olmadığını söyledi.

Sarıhan, “Yani haklarında açılmış bir soruşturma var mıdır, bu soruşturma adli olabilir, idari olabilir, ne adli ne idari herhangi bir soruşturma yoktur. Bunu da biliyoruz. Bu kanunsuz bir durumdur, OHAL hukukuna da uygun değildir. OHAL’in de hukuki kuralları aşılmıştır” dedi.

“Eğitim emekçilerine ve akademisyenlere yönelik saldırılar yurttaşlara cezadır”

Kamudan ihraç edilenlerin sayısını en az üçle çarpmak gerektiğini belirten Sarıhan, “Çünkü herkes ev geçindiriyor, eşi ver, çocuğu var. Bu kadar insanın yaşama hakkıyla ilgili kanunsuz bir karar veriliyor. Özellikle eğitim emekçilerine ve akademisyenlere yönelik saldırıların bütün Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına bir ceza olduğunu da açıkça görmek gerekiyor. Eğer ben öğrenme olanağından yoksun bırakılıyorsam, aydınlanma olanağından yoksun bırakılıyorum anlamına gelir. Yani verilen ceza hepimize verilmiş bir cezadır” diye konuştu.

“Uyarıyorum; mahkemeler esas olarak bireylerin vicdanında kurulu, tarih yargılar”

CHP’li Şenal Sarıhan, 12 Eylül darbesini yapan Kenan Evren’in yargılanmasına tanık olduğunu ifade edererek, “Her şeye kadir gibi görünen 5 generalin ikisinin kendi yataklarından nasıl mahkemeye düşmek istemediklerini, mahkemeye gelmediklerine tanık oldum. İktidarı uyarıyorum. Nasıl 12 Martların, 12 Eylüllerin yargılanması söz konusu olmuşsa gelecekte onlar için de bu tehlike vardır. Ama mahkemeler esas olarak bireylerin vicdanında kurulur, halkın tarihinde kurulur, tarih yargılar. Yapılan yanlıştır diyoruz, bu yanlıştan dönülmesini talep ediyoruz” dedi.

12 Eylül’de tablo neydi? 15 Temmuz’dan sonra son durum ne? 

Sarıhan, 15 Temmuz sonrasında ihraç, iade ve hakkında işlem yapılan kamu görevlilerine ilişkin tablonun yer aldığı bir raporu da basın ile paylaştı. Buna göre, 8 Şubat’a kadar kamudan 110 bin 971 ihraç edildi. Görevlerine iade edilenlerin sayısı 12 bin 768 oldu. 124 bin 464 kişi hakkında da işlem yapıldı.

15 Temmuz sonrası genel tablo (12 Eylül- 15 Temmuz karşılaştırmalı)
15 Temmuz sonrası ihraç/iade personel listesi -1
15 Temmuz sonrası ihraç/iade personel listesi -2
15 Temmuz sonrası ihraç/iade personel listesi -3