Faşizm, hukuk örgütlerine yöneldi; MHD,ÖHD ve ÇHD kapatıldı!

İçişleri Bakanlığı tarafından OHAL Kanunu’na dayanılarak ülke genelinde 370 derneğin faaliyeti, 11.11.2016 günü durduruldu. Faaliyeti durdurulan dernekler arasında, insan hakları ve özgürlükler alanında mücadele veren muhalif hukukçuların örgütlendiği Mezopotamya Hukukçular Derneği(MHD), Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD)’de var

İçişleri Bakanlığı tarafından 370 derneğin faaliyetinin durdurulmasının ardından, faaliyeti durdurulan derneklere polis baskınları düzenlendi. Bu dernekler arasında hukuk alanında çalışma yürüten MHD,ÖHD ve ÇHD’nin yanı sıra çocuk hakları alanındaki çalışmaları ile bilinen ve son süreçte dini vakıflardaki çocuk istismarı olaylarına karşı duruşu ile de öne çıkan Gündem Çocuk Derneği ve ülkemizde yaşanan savaşın son bulması için mücadele eden Barış Derneği de var.


İçişleri Bakanlığı, söz konusu derneklerin faaliyetlerinin durdurulması kararına dair ayrıntılı ve gerekçeli bir açıklama yapamazken; yalnızca, bu derneklerin “FETÖ, PKK/KCK, DHKP-C ve IŞİD ile bağlantı olması nedeniyle” faaliyetten alıkonulduğu ifade edilmekle yetindi. Hangi dernek, hangi örgütle, nasıl bağlantılı sorularına; şu ana kadar idari yada adli merciler tarafından verilebilmiş bir yanıt ise yok. Faaliyetleri durdurulan derneklerin mühürleme işlemleri, 11.11.2016 günü akşam saatlerinde polis eşliğinde gerçekleştirilen baskınlar şeklinde yapıldı.
Daha önce 12 Eylül Askeri Darbesi döneminde de benzer biçimde  faaliyetten alıkonulan ve merkezi Ankara’da bulunan ÇHD’ye 11.11.2016 günü akşam saatlerinde çok sayıda polis ve çevik kuvvet ile gelen Dernekler Müdürlüğü görevlileri ÇHD’yi mühürledi. Bu süreçte dernek merkezinde toplanan çok sayıda avukat, mühürleme işlemini protesto etti.

Yine 11.11.2016 günü akşam saatlerinde valilik görevlileri, Adalet Okulu Derneği’ni mühürlemek için bu seferde Ankara Mithatpaşa Caddesi’de bulunan Halkın Hukuk Bürosu’na geldi. Bu hukuk bürosunda mesleki faaliyetlerini sürdüren avukatlar gelen yetkililere; mühürlenmek istenilen yerin 8 avukatın faaliyet yürüttüğü bir hukuk bürosu olduğunu, derneğin girişteki masada faaliyet gösterdiğini, sadece bu bölümün mühürlenmesi gerektiğini, hukuk bürosunun tamamının mühürlenemeyeceğini söyledi. Ancak dernekler müdürlüğünden gelen yetkililer büronun tamamını mühürleyeceklerini ifade etti.

Halkın Hukuk Bürosu’nun kapatılmasına karşı çıkmak için gelen 47 avukat, Ankara Barosu ve Türkiye Barolar Birliği yöneticileri  CHP’li milletvekilleri Necati Yılmaz ve Ali Haydar Hakverdi ile HDP’li vekil Besime Konca usülsüz işleme karşı çıktı ancak vekillerin de girişimleri sonuç vermeyince hukuk bürosunda bekleyen avukatlar direnme kararı aldı. Bu sırada Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’na ulaşılmaya çalışıldı ancak telefonu kapalı olduğu için kendisine ulaşılamadı.

hhb-direnis
Hukuk bürosunun kapısını kapatan avukatlar, direnişe geçti. Çok sayıda çevik kuvvet polisi, aynı zamanda zırhlı araçları ile gelen özel harekat polisleri, büronun bulunduğu binayı ablukaya aldı.
Gece saatlerine kadar büroya giremeyen polisler, önce büronun bulunduğu bina önünde dayanışma amacıyla bekleyen adalet okulu öğrencileri ve avukatlara gaz sıkarak saldırdı. Ardından gece 00.40 sularında özel harekat polisleri büronun kapısını kırarak içeri girdi. Bürodaki avukatlar birlikte direnişe geçerek, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları ile bu saldırıyı protesto etti. Çok sayıda polisin büroya girmesi sonrası, büroda bulunan avukatlar darp edilerek gözaltına alınmaya başlandı. Büro içerisinde bulunan ve baskın anını periskoptan canlı yayınlayan Toplumsal Hukukçu bir meslektaşımızın kafasına silah dayandı ve cep telefonu gasp edildi ve telefondaki delil niteliğindeki görüntüler polis tarafından silindi.

Halkın Hukuk Bürosu’na özel harekat polislerinin girme anı ve polisin avukatlara darp görüntülerini izlemek için tıklayınız
Baskın sırasında çoğu meslektaşımız olay yerinde bırakılırken, 6 meslektaşımız gözaltına alındı. Emniyete götürülen 6 meslektaşımız ise ancak sabah saatlerinde sadece kimlik tespiti yapılarak serbest bırakıldı.
Ertesi gün, ÇHD ve ÖHD’nin çağrısı ile İstanbul’da bir araya gelen çok sayıda avukat, Taksim’de kitlesel bir protesto yürüyüşü gerçekleştirdi. “OHAL’inizi de mührünüzü de tanımıyoruz ! Sokakları mühürleyemezsiniz !” pankartı ile yürüyen avukatlar, yürüyüş sonunda İstanbul Barosu önünde bir gerçekleştirdikleri basın açıklaması ile faşist OHAL uygulamalarını protesto etti ve mücadele kararlılıklarını dile getirdi. Bir çok baro ve hukuk örgütü de saldırıları kınayan açıklamalar yaptı.

istanbul-muhurleme-protestosu-3 istanbul-muhurleme-protestosuToplumsal Hukukçular olarak, OHAL bahanesi ile doğrudan avukatlara ve savunma hakkına da yönelmiş bulunan faşist baskı ve saldırıları kınıyor; baskın anında siper yoldaşlığı yaparak birlikte direndiğimiz meslektaşlarımızla, dayanışma içinde olduğumuzu ve olacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.