Ev baskınlarından tutuklamaya Cumhuriyet gazetesi operasyonu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında 31 Ekim günü Cumhuriyet Gazetesi ve Cumhuriyet Vakfı’na operasyon düzenlenmiş; Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarının da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alınmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, TCK’nın 220/6. maddesi uyarınca “FETÖ ve PKK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçundan yürütülen soruşturma çerçevesinde, aralarında Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ve yazar Güray Öz’ün de bulunduğu 17 yönetici ve yazar hakkında arama ve gözaltı kararı çıkmış, 13 kişi gözaltına alınmıştı.

Soruşturma kapsamında gazetenin genel yayın eski yönetmeni Can Dündar hakkında ise yurt dışında bulunduğu için yakalama kararı çıkarılmıştı.Cumhuriyet gazetesi manşet: gülenciler terör örgütü

Ankara ve İstanbul Baroları başta olmak üzere Türkiye’de birçok baro ve hukuk örgütü yapılan hukuk dışı operasyona karşı Cumhuriyet gazetesi ile dayanışma açıklamaları yaptı.

ToplumsalHukuk olarak Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırı karşısında gün gün neler yaşandığını ve neler yapıldığını gazete avukatlarından aldığımız bilgiler doğrultusunda sizler için derledik:

31.10.2016 günü yaşananlar;

Sabah gözaltı ve arama kararlarının ardından İstanbul Barosuna bağlı avukatlar olarak Cumhuriyet Gazetesinde acil bir toplantı yapıldı ve  yapılması gerekenler tartışıldı. Bu toplantıya İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu da katıldı, gözaltına alınanlar arasında 2 avukatın olması ve yine 1 avukat hakkında yakalama kararı bulunması karşısında  basın hürriyetinin yanısıra avukat hakları çerçevesinde de bu ağır hukuka aykırı duruma karşı birlikte hareket edilmesi gerekliliği konuşuldu.

Aynı gün gazete avukatları tarafından hazırlanan dilekçe ile yakalama, arama ve gözaltı kararlarına itiraz edildi ancak söz konusu itiraz ile ilgili henüz bir karar verilmedi.

Aynı gün bir grup avukat Vatan Emniyet Müdürlüğü’ne  giderek gözaltındaki kişiler ile görüşme istedi ancak dosyada 5 gün boyunca müdafi görüşmesinde kısıtlama kararı verildiği bildirilerek görüşme talepleri reddedildi.

avukat-ile-gorusme-yasagi-karari

01.11.2016 günü yaşananlar;

Sabah 11.00’da Çağlayan Adliyesi’nde bir araya gelen 100’e yakın avukat 5 gün boyunca müdafi görüşme yasağına itiraz dilekçesini elden savcıya sunmak için savcılığa gitti ancak dilekçe savcı tarafından kabul edilmedi, konuyla ilgili savcı ile görüşülmek istendi ancak savcı görüşme talebini reddetti. Çözüm olarak avukatlar ön bürodan dilekçeyi sunarak müdafi ile görüşmenin kısıtlanması kararına itiraz etti.

cumhuriyet-gazetesi-kisitlilik-itiraz-karari-2 cumhuriyet-gazetesi-kisitlilik-itiraz-karari-1

İtiraz dilekçesi uzun süre bekletildikten sonra savcılık tarafından Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderildi, hatta sulh ceza hakimliğine itirazın sonucu için başvurulduğunda savcılıktan dosyanın gelmediği bilgisi verildi, avukatların uzun uğraşları sonucunda dosya hakimliğe gönderilmişse de hakimlik başvuruya ilişkin e karar vermedi.

Ayrıca dosyanın bir an önce itiraz dilekçesini incelemek üzere hakimliğe gönderilmesi için ve yine avukatların savcılık koridoruna alınmaması hususunu konuşmak üzere başsavcı ve başsavcı vekillleri ile görüşmek için girişimde bulunuldu ancak hiçbir sonuç alınamadı.

Başsavcı ile görüşülümeme krizini çözmek için baro arandı, İstanbul Barosu yeni Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu ruhsat töreninde olması sebebiyle adliyeye gelmedi, baro yönetimini temsilen Av. Hasan Kılıç ve Av. Cengiz Yaka adliyeye geldi. Ancak ne dosya savcısı ile ne başsavcı veya başsavcı yardımcıları ile avukatların görüşmeleri hiçbir şekilde mümkün olmadı. Güvenlik görevlileri tarafından avukatlara savcıların adliye olmadığı bilgisi verildi.
cumhuriyet-gazetesi-savci-ile-gorusturulmeme-tutanak-3 cumhuriyet-gazetesi-savci-ile-gorusturulmeme-tutanak-2cumhuriyet-gazetesi-savci-ile-gorusturulmeme-tutanak-1

 

 

 

 

 

 

 

 

02.11.2016 günü yaşananlar;

Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılan müdafi kısıtlamasına itirazın sonucunu takip etmek üzere avukatlar adliyede tekrar bir araya geldi. Ancak öğlene doğru 4. Sulh Ceza Hakimliği’nden itirazın değerlendirildiği ve dosyanın savcılığa gönderildiği bilgisi verildi. Dosya savcısının bulunduğu kata kararı tebliğ almak üzere gidildiğinde, savcının odasının koridora avukatların girmesine izin verilmedi, “Başsavcılığın kesin talimatı olduğu hiçbir şekilde kimsenin koridora alınmayacağı” güvenlik görevlileri tarafından avukatlara bildirildi. Vekaletname sunarak kararı elden tebliğ almak isteyen avukatlara tebligat yapılmadığı gibi avukatların kaleme, hatta kalemin olduğu koridora girmesine de güvenlik görevlilerince engel olundu. Ayrıca başka bir grup avukat da vatan emniyete giderek gözaltındaki kişiler ile görüşmek için girişimde bulundu ancak görüşme girişimi yine sonuçsuz kaldı.

03.11.2016 günü yaşananlar;

Soruşturma dosyasını takip eden savcının FETÖ soruşturması kapsamında yargılandığının rortaya çıkmasının ardından Başsavcılık tarafından dosyaya 3 ek savcı atandı. Ardından Savcılar İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne giderek Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin ifadelerini aldı. İfadelerin ardından Hikmet Çetinkaya ve Aydın Erdem adli kontrol talebiyle diğer yazar ve yöneticiler ise tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

04.11.2016 günü yaşananlar;

Savcılığın yaşlarını göz önünde bulundurarak adli kontrol talebiyle serbest kalmalarını istediği yazarlar Hikmet Çetinkaya ve Aydın Engin de 02.15’te Sulh Ceza Hakimliği’nce serbest bırakıldı.

Gece yarısından hemen sonra başlayan sorgular sabah 8.00’a kadar devam etti.  Savcılık tarafından tutuklanmaları talep edilen ve Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Yayın Danışmanı Kadri Gürsel, vakıf yöneticileri ve yazarlar Hakan Kara, Musa Kart, Bülent Utku, Güray Öz, Mustafa Kemal Güngör ve Önder Çelik, Kitap eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay ise hakimliğin 09.40’da açıkladığı karar ile tutuklandı.

 

Suçlamalar Neler?

Cumhuriyet’in haberine göre; gazetenin yazar ve yöneticilerine savcılık sorgusunda Anadolu Ajansı’nın soruşturmaya ilişkin haberi ile Saray medyasında yayımlanan dezenformasyon ve karapropaganda yazılarındaki iddialar tek tek soruldu. Sorgulamaladaki bazı konular şöyle:

  • MİT TIR’ları aracılığıyla Suriye’deki cihatçılara taşınan silah ve mühimmatlar
  • IŞİD’in Fransa ve Sultanahmet saldırıları
  • TAK’ın Şubat 2016’daki Genelkurmay lojmanları saldırısı
  • Çağlayan Adliyesi’nde Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın rehin alınması
  • KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Cemil Bayık röportajı
  • 10 Ekim Ankara Katliamı sonrasında AKP’nin oy oranının yükselişinin durmasıyla ilgili anket şirketi sahibi ile röportaj
  • 17 Aralık Yolsuzluk Operasyonu savcılarından Celal Kara ile röportaj
  • 17 Temmuz tarihli “Sokaktaki tehlike” manşeti
  • 19 Temmuz tarihli “Cadı avı başladı” manşeti
  • 25 Temmuz tarihli “Yurtta savaş, dünyada savaş” manşeti
  • 8 Ağustos tarihli “Eksik demokrasi” manşeti
  • 12 Temmuz tarihli “Tasfiye beklentisi-YAŞ’ta gündem paralel olacak” haberi
  • 16 Temmuz tarihli “Türkiye kaosta” haberi
  • Can Dündar’ın 3 Aralık 2013 tarihli “Siyasette nasıl geldiysen öyle gidersin” ve 24 Aralık 2013 tarihli “Piyonlar devrildi, sıra şahlarda” başlıklı köşe yazıları
  • Kadri Gürsel’in 12 Temmuz tarihli “Erdoğan babamız olmak istiyor” başlıklı köşe yazısı.
  • Aydın Engin’in 13 Temmuz tarihli “Cihanda sulh, peki yurtta ne?” ve 9 Ağustos tarihli “Hrant’ı da Cemaat öldürmüş, öyle mi?” başlıklı köşe yazıları

 

Toplumsal Hukuk