Ankara Adliyesi’nin “yeniden” parçalanmasına karşı avukatlardan protesto

Asliye Hukuk Mahkemeleri, Sulh Hukuk Mahkemeleri ve Tüketici Mahkemeleri’nin Dışkapı semtinde bulunan öğrenci yurdu amacıyla yapılan binaya Ocak ayında taşınması planına karşı Ankara Barosu ve  Ankara Adliyelerini Birleştirme İnisiyatifi’nin ortak çağrısıyla bugün(22 Aralık) basın açıklaması yapıldı

Ocak 2013 tarihinde icra müdürlükleri ve mahkemelerinin Yenimahalle’de bulunan sebze halinin girişine taşınması ve Ocak 2016 tarihinde İş ve Ticaret Mahkemelerinin Balgat’ta otel olarak inşa edilen binaya taşınmasının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı açıklamada Asliye Hukuk Mahkemeleri, Sulh Hukuk Mahkemeleri ve Tüketici Mahkemeleri’nin Dışkapı’ya taşınacağını duyurmuştu.

Ankara Barosu’na kayıtlı avukatlar, tepkilerini göstermek ve bu taşınmayı durdurmak amacıyla “Ankara Adliyelerini Birleştirme İnisiyatifi”ni kurmuştu. Ankara Barosu Yönetim Kurulu ise 7 Aralık’ta adliyelerin parçalanmasına yönelik “Ortak Akıl Toplantısı” yapmıştı. Toplantı sonrasında bir imza kampanyası başlatılmıştı.

Ankara Barosu avukatları: Savunma bütündür, parçalanamaz!

Ankara Barosu ve Ankara Adliyelerini Birleştirme İnisiyatifi’nin ortak çağrısıyla bugün basın açıklanması yapıldı. Ankara Adliyesi’nin bir kez daha bölünmesine karşı çıkan avukatlar, “Savunma bütündür, parçalanamaz”, “Dışkapı’nın mandalı olmayacağız” ve “Bölünmüş adliye istemiyoruz” sloganları attı. Ortak basın açıklamasını okuyan Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Erinç Sağkan şu ifadelere yer verdi:

Ankara merkezde adalet hizmetleri, hali hazırda beş ayrı binada verilmektedir. Son olarak Dışkapı semtinde bulunan ve öğrenci yurdu olarak tasarlanan bir bina, altıncı adliye binası olarak hizmet sokulmak istenmektedir. Adliye binası, adalet hizmetinden faydalanan tüm toplum kesimleri ile bu hizmeti sunacak hukukçular ve personelin gerek toplu taşıma gerekse kendi araçları ile kolayca ulaşabileceği merkezi bir konumda olmak zorundadır. Adalete erişimin parçalı bir şekilde sunulması, bu hakkın kullanımının açık ihlali olacağı gibi adalet hizmetlerinin son derece masraflı, dağınık, güvensiz olmasına sebep olacaktır.

Toplumsal Hukuk olarak basın açıklamasının ardından açıklamaya katılan avukatlara adliyelerin parçalanmasını nasıl değerlendirdiklerini meslektaşlarımıza sorduk:  

Av. Seçkin Arıkan; avukatlık mesleğine ve avukatlık mesleğinin temsil ettiği tüm topluma karşı planlı saldırı olmasına inanmaya başladıklarını belirtti. Ayrıca “Türkiye’nin birçok tarafına güzel ve modern standartlarda  yeni adliyeler yapılırken başkentte yapılanı anlamıyoruz” dedi.

Av. Kazım Bayraktar; mahkemelerin Dışkapı’ya taşınmasının tam bir rezalet olduğunu vurguladı ve devamında avukatların, hakimlerin ve adliye personellerini düşünülmediği bir sistem olduğunu ifade etti.

Stj. Av. Arzu Kurt; adliyenin çok parçalı hale getirilmesi benim gibi mesleğe yeni başlayan avukatların tek başına çalışmasını zorlaştırıyor ve bağımlı bir şekilde çalışmaya mecbur ediliyoruz diyerek Bakanlığın ve baroların bu konuda çözüm üretmesi gerektiğini vurguladı.

Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Av. Erinç Sağkan ise; adliyelerin parçalanmasının sadece avukatların problemi olmadığını tüm toplumun ve vatandaşlarının sorunu olduğunu belirtti. Ayrıca, bireylerin  hakkını araması için meslek mücadelesi verdiklerini ifade etti. Parçalanmış adaletin adalet olmadığını vurgulayarak mücadeye devam edeceklerini belirtti.

Toplumsal hukuka konuşan görme engelli avukatlar ise zaten var olan adliyede birçok sıkıntı yaşadıklarını bu parçalanmayla daha büyük sıkıntılar çekeceklerini belirtti. Ayrıca BM Engelli Hakları Sözleşmesi’ne taraf olmamıza rağmen sözleşmenin getirdiği yükümlülüklerinin uygulanmadığını ifade etti.

toplumsalhukuk