Ankara Adliyesi’nde adalet tadilatta

Ankara merkez adliyesinde yaklaşık üç aydır devam eden tadilat nedeniyle avukatlar, adliye çalışanları ve yurttaşlar büyük mağduriyet yaşıyor. Toplumsalhukuk olarak yaşanan mağduriyetleri Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Av. Erinç Sağkan ve adliye personeli ile konuştuk

Ankara Adliyesi’nde geçtiğimiz mayıs ayında asliye hukuk, sulh hukuk ve tüketici mahkemelerinin Dışkapı semtine taşınmasının ardından büyük bir tadilat başladı. Yapılan tadilat adliyede işçi sağlığı ve güvenliği olmaksızın yürütülüyor. Tadilat sebebiyle adli işlemler yavaş ilerliyor ve bu durum hem yurttaşların hem de avukatların mağduriyetine neden oluyor. Bunların yanı sıra tadilat süreci şeffaf ve katılımdan uzak bir şekilde yürütülüyor.

Tadilat 2018’e kadar uzayacak

toplumsalhukuk’a konuşan bir adliye çalışanı yapılan tadilatın 2018’e kadar uzayacağını belirterek sözlerine şu şekilde devam etti:

Ağustos ayından itibaren tadilat gerekçesi ile yemekhane kapatılmasına rağmen şu ana kadar yemekhane inşaatına dair herhangi bir ilerleme olmadı. Yemekhanenin kapatılmasıyla beraber adliye çalışanları olarak bizler yemek ihtiyacımızı evden getirdiğimiz yemeklerle veya adliye yakınında bulunan sağlıksız fast food dükkanlarına giderek karşılıyoruz. Adliye yakınında bizlerin bütçesine uygun ve sağlıklı yemek yiyebileceğimiz yerler olmadığı için bu durum bizleri düzensiz ve sağlıksız beslenmek zorunda bırakıyor. Adliye yönetimi ise bu durumla ilgili hiçbir adım atmıyor.

Görüştüğümüz adliye çalışanı yapılan tadilat boyunca işçi sağlığı ve güvenliğine uygun çalışma yürütülmediğini, adliye personeli olarak kendilerinin tehlikeli ve kazaya açık bir ortamda çalıştıklarını söyledi. Adliye çalışanı son olarak; 5 yıl önce de Ankara Adliyesi’nin büyük bir tadilattan geçtiğini şu anda yapılan bu tadilata ihtiyaç olmadığını belirterek bu durumun arkasında “rant siyaseti” olabileceğini belirtti.

Sağkan: “Yapılan inşaat fuzuli bir harcamadır”  

Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Av. Erinç Sağkan’ın toplumsalhukuk’a yaptığı açıklamada  yapılan tadilatın ağır ceza mahkemeleri bloğunu kapsadığını belirtti. Adliyede yapılan tadilatın gerekli olup olmadığına ilişkin sorumuza Sağkan şu şekilde cevap verdi:

Kesinlikle gerek yok. Adliyenin dörtte üçü boşaltıldı. Bu haliyle içerisinde yeterince hakim savcı odası ve mahkeme kalemi mevcut. Yapılan tadilat harcamaları fuzuli bir masraftan ibarettir. Özellikle avukatların çalışma şartlarının ağırlaşması ve vatandaş yönünden ciddi sıkıntılar çıkartması sebebiyle adaletin işleyişine zarar vermektedir.

Yurttaşların ve avukatların can güvenliği tehlike altında

toplumsalhukuk olarak adliyede yapılan tadilatı incelediğimizde adliye binası içinde hiçbir güvenlik önlemi alınmadığı gibi tamamen tozlu ve sağlıksız ortamda adalet hizmeti görülüyor. Adliyenin içinde açıkta elektrik kabloları, inşaat malzemeleri ve molozların bulunduğu  ortamda hakim,savcı ve avukatlar mesleklerini icra etmeye, vatandaşlar da haklarını aramaya çalışıyor.

Ankara Adliyesi’ndeki inşaat sebebiyle devamlı duruşma salonları değişiyor hatta gün içinde bile bir mahkeme birden fazla yerde duruşma salonunda duruşma görüyor. Avukatlar ve vatandaşlar duruşma salonlarını bulmakta zorlanıyor.

toplumsalhukuk