Ali İsmail Korkmaz Davası’nda Yargıtay kararını açıkladı

Haziran İsyanı’nda dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın katillerine verilen hapis cezalarının bir kısmı Yargıtay tarafından onanırken bir kısım sanık yönünden ise bozuldu

Eskişehir’deki Gezi protestoları sırasında sivil polisler ve faşistler tarafından dövülerek öldürülen üniversite öğrencisi Ali İsmail Korkmaz davasının Yargıtay temyiz duruşması 08 Aralık 2016 tarihinde Yargıtay 1.Ceza Dairesi’nde görülmüştü.

Yapılan temyiz duruşması sonrasında Yargıtay 1. Ceza Dairesi bugün (22 Aralık) kararını açıkladı.

Katil iki polisin ve üç fırıncının cezasına onama, tahliye taleplerine ret

Yargıtay’ın açıkladığı karara göre sanık polis memuru Mevlüt Saldoğan’a verilen 10 yıl 10 ay hapis cezası ve polis memuru Yalçın Akbulut’a verilen 10 yıl hapis cezası onandı. Ayrıca 6 yıl 8’er ay ceza alan üç fırıncının cezası da onandı.

Halen tutuklu bulunan iki polis memurunun tahliye taleplerinin ise reddine karar verildi.

Beraat eden polisin ve diğer fırıncılardan daha az ceza alan fırıncının cezasına bozma

Yerel Mahkeme tarafından beraat kararı verilen polis memuru Hüseyin Engin’in Ali İsmail Korkmaz sokaktan kaçarken bacaklarına copla vurarak yaralaması nedeniyle yalnızca yaralama suçundan cezalandırılması gerekçesiyle hakkındaki beraat kararının bozulmasına karar verildi.

Diğer üç fırıncıdan ayrı olarak 3 yıl 4 ay hapis cezası alan fırıncı Ebubekir Harlar hakkındaki ceza ise “sanığın tüm sanıklarla birlikte suçu işlemiş olması nedeniyle diğer fırıncılarla aynı şekilde cezalandırılması” gerekçesiyle bozuldu.

Şimdi ne olacak?

Gelinen aşamada polis memuru Hüseyin Engin ile fırıncılardan Ebubekir Harlar hakkındaki yargılama Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden başlayacak.

Ali İsmail Korkmaz Dava Komitesi’nden açıklama: Bu dava biz bitti demeden bitmez.

Yargıtay kararı sonrası bir açıklama yayımlayan Ali İsmail Korkmaz Dava Komitesi şu ifadelere yer verdi:

Cezaları onanan sanıklar yönünden hukuka ve vicdana uymayan söz konusu karar üzerine tüm soruşturma ve kovuşturma sürecinde yaşam hakkının ihlalinin tespiti ve sanıkların hak ettikleri şekilde cezalandırılmaları amacıyla sürecin yeniden başlatılabilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılacaktır. Bu dava biz bitti demeden bitmez.

Ali İsmail Korkmaz kolluk ve onların yönlendirmesindeki sivil güçler tarafından kasten öldürülmüştür

Toplumsal Hukuk olarak görüşlerine başvurduğumuz Korkmaz ailesinin avukatlarından Pınar Çelik Arpacı şu ifadeleri kullandı:

Yargıtay tarafından verilen karar tabi ki bizim taleplerimizi karşılamıyor. Biz bu davada başından beri kasten insan öldürme suçunun nitelikli hali olduğunu dile getiriyoruz.

Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla kıyaslandığında Yargıtay’ın verdiği özellikle bozma kararı tırnak içinde söylüyorum daha “olumlu” bir karardır. Beraat hükmüne göre “olumlu” bulmakla birlikte yüksek mahkemenin polis memuru Hüseyin Engin’in Ali İsmail Korkmaz’a  yönelik eylemini TCK 86/2-3 d e maddeleri kapsamında değerlendirmesini doğru bulmuyoruz. Engin hakkındaki beraat hükmü “en azından” diğer faillerin eylemine iştirak ettiği gerekçesiyle bozulmalıydı.

Engin, Ali İsmail Korkmaz sokağa girdiğinde bacaklarına vurarak ona ilk darp uygulayan kişidir. Bu anın görüntüsü tüm internet sitelerinde yayınlanmasına ve dava dosyasında da yer almasına rağmen hakkındaki  beraat kararını içimize sindirememiştik. Yine Engin olay anında kayıtta olan Beşik Otel kamerasını kapattıran ve suç delillerini karartmaya çalışan polis memurudur.

Bu dava bizim için halen bitmemiş bir davadır. ilk başta da söylediğimiz gibi Ali İsmail Korkmaz kolluk ve onların yönlendirmesindeki sivil güçler tarafından kasten öldürülmüştür. Bu yüzden sanıklar hakkında  insan öldürme suçunun nitelikli halinden ceza verilmediği sürece adalet de sağlanamayacaktır.

toplumsalhukuk