Adana Barosu’ndan Aladağ iddianamesine tepki

Adana Barosu Başkanı Küçük 12 kişinin hayatını kaybettiği Aladağ yurt yangınına ilişkin iddianamede, sanıklara iki yıldan 15 yıla kadar hapis istenmesinin “sanıkların ödüllendirilmesi anlamına geldiğini” söyledi

Adana Barosu Başkanı avukat Veli Küçük, Aladağ’daki yurt yangınıyla ilgili olarak tutuklu yedi kişi hakkında “Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlarından iki yıldan 15 yıla kadar hapis istenmesini eleştirdi.

“Ağırlaştırılmış müebbet cezası istenmeliydi.”

Adana’nın Aladağ ilçesinde geçen yıl 11’i çocuk 12 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda öğrencinin yaralandığı yurt yangınıyla ilgili, aralarında yurt müdürünün de bulunduğu tutuklu yedi kişi hakkındaki iddianame kabul edilmişti.

Kozan Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, yedi kişi hakkında 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.

Aladağ’ın faillerine 2 yıldan 15 yıla kadar hapis istemi

“En ağır şekilde cezalandırılmalılar”

Avukat Küçük iddianamenin altı ay sonra hazırlanabildiğine dikkat çekti ve şunları söyledi:

Biz, olayın yaşandığı andan itibaren dosyanın her aşamasında yer aldık. İddianame hazırlanmadan önce dört sanığın  tahliye edilmelerine de tepki gösterdik ve itirazımız üzerine sanıkların yeniden tutuklanmalarına karar verildi.

Bu olayda sorumluluk sahibi olanların en ağır şekilde ceza alacaklarını umutla beklerken; hazırlanan iddianamede sanıkların sadece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun (TCK) 85/2. maddesine göre cezalandırılmalarının istenmiş olması sanıkların ödüllendirilmesi anlamına gelmektedir.

Yangının meydana geldiği yurt binasının yapımından, kullanım izni ve denetiminde yaşanan çok önemli ve hayati eksiklikler sorumluların duyarsızlığı nazara alındığında iddianamenin; TCK’nın 21/2. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 82/e maddesine göre olası kasıtla çok sayıda çocukların ölümüne sebebiyet vermek suçundan 12 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmalarını bekliyorduk.

Ayrıca, olası kasıtla iddianame hazırlanmaması halinde dahi; mevcut iddianamedeki isnadın en azından TCK’nın 85/2. maddesine göre değil de TCK’nın 22/3. maddesine atıf yapılarak sanıkların bilinçli taksirden, mevcut iddianamede istenen cezanın ½’si oranında artırılarak cezalandırılması talep edilmesi gerekmektedir.

Küçük, Adana Barosu olarak yapılacak yargılamadan beklentilerini de şöyle ifade etti:

İddianamedeki suç vasfının değiştirilerek sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmalarına karar verilmesidir. Bu karar Aladağ kararı olarak hukuk tarihimize emsal bir karar geçmeli ve yeni facialar yaşanmamasına vesile olmalıdır.

“Birçok kişinin sorumluluğu var”

Küçük yangında birçok kurum ve kişinin sorumluluğu olduğunu ifade etti:

Bu yangın faciasında yurt binasını inşa edenden, binanın sahibinden, bu binaya kullanım izni veren belediye yetkililerinden, yine bu binanın yurt olarak kullanımına izin veren kaymakamlık ve milli eğitim müdürlüğü yetkililerine varıncaya kadar birçok kişinin asli kusuru ve sorumluluğu bulunmaktadır.

Bu sıralamada kusuru olanlarla ilgili dosyadan ayrılan ve tahkikatı devam eden dosyanın da takipçisi olacağız.

Ülkemizde demokrasi kültürü ve sorumluluk bilinci tam oluşmadığı için faciaya var ihmaller zincirine hiç kimse sahip çıkmamaktadır.

Avukat Küçük “hassasiyet sahibi tüm kurumları ve sivil toplum kuruluşlarını davayı takip etmeye ve sorumluların hak ettikleri cezaları almaları için katkı sunmaya” çağırdı.

Davanın ilk duruşması 30 Mayıs 2017 tarihinde Kozan Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

toplumsalhukuk