#10EkimKatliamıDavası ‘nda 5. gün: tutuklu sanıkların tamamının tutukluluk hallerinin devamına karar verildi

10 Ekim 2015 günü katledilen 100 insanımızın katilleri hakkında açılan davanın 5. günü bugün (11 Kasım) başladı. Davanın beşinci gününde sanık ifadelerinin dinlenmesine devam edilecek. Ardından mahkeme sanık avukatlarının, mağdur-müşteki avukatlarının taleplerini, hayatını kaybedenlerin yakınlarının, yaralıların ve suçtan zarar gören kurumların katılma taleplerini alacak.

18.34: Bir sonraki duruşma 6-7-8-9-10 şubat tarihlerinde yapılacak.

18.28: Mahkeme tüm tutuklu sanıkların TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA KARAR VERDİ, haklarında yakalama kararı bulunan sanıklar hakkında yakalama kararlarının infazının beklenmesine, haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen kamu görevlileri hakkındaki dosyanın bir suretinin incelenmek üzere mahkeme dosyasına celbine, katılma talepleri hakkında daha sonra karar verilmesine, sanık Hüseyin Tunç üzerine kayıtlı aracın üzerine tedbir konulmasına,  haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen kişiler ile mevcut sanıkların olay tarihinden 6 ay öncesi ve sonrasına ilişkin HTS kayıtlarının celbine, Ölen sanıklardan Mehmet Kadir Cebael, Halil İbrahim Durgun ve Yunus Durmaz  ile ilgili operasyon görüntülerinin, otopsi tutanaklarının ve laya ilişkin tüm kayıtların gönderilmesinin istenilmesine karar verdi.

18.25: Mahkeme duruşmaya 5 dakika ara verdi.

18.23: Cumhuriyet Savcısı tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına kararı verilmesini, haklarında yakalama kararı bulunan sanıklar hakkında yakalama kararlarının infazının beklenmesine, talimat yoluyla ifadesine başvurulan tanıkların talimat yoluyla değil bizzat mahkeme huzurunda dinlenilmesine karar verilmesini mütalaa etti.

18.15:  Mağdur -müşteki avukatlarından Av. Yıldız İmrek sanıklarının tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

17.58: Mağdur -müşteki avukatlarından Av. Kenan Karakoç soruşturmanın genişletilmesi konusunda talepte bulunuyor.

Av. Kenan Karakoç: İddianame çok kötü. Çok fazla delile ulaşılabilecekken bunlar bilinçli olarak ihmal edilmiştir. Bilirkişinin inceleyip büyük bir kısmını dosyaya eklemediği bütün fotoğraf-video kayıtlarının kopyasını istiyoruz. Dijital bütün materyallerin bir suretini istiyoruz ve tarafsız – bağımsız bir bilirkişiye gönderilerek yeniden incelenmesini talep ediyoruz.

Bütün sanıkların ve ayrıca kendini patlattığı için sanıklıkları düşen ve dosyayla ilişkisi olan bütün kişilerin GSM numaralarına ait HTS ve baz istasyonu kayıtlarını istiyoruz.

Dosyada sanıkların adını verdiği onlarca kişi var. Bunların tanıklığına başvurulmamış. Bu kişilerin tanık olarak dinlenmesini istiyoruz.

Dosyada sanıkların eşlerinin bir kısmı sanıkken diğerlerinin tanık olarak dinlenmemesi normal bir durum değil.

Olayda kullanılan araçların Ankara’ya gelişine dair görüntü kayıtlarının bir kısmı olsa da dönüşlerine dair hiçbir kayıt yok.

Olayda bir kısım sanık Mehmet Kadir Cebael, Halil İbrahim Durgun ve Yunus Durmaz’ın öldüğüne inanmadıklarını söylüyorlar. Neden operasyon görüntüleri yok? Neden DNA eşleşmesine dair raporlar yok?

Sanıkların ve kendisini patlatan kişilerin geçmişe yönelik kapanmış veya açık olan tüm ceza dosyalarının celbini istiyoruz.

Olay günü patlamadan sonra; olay yerine gaz atılıp atılmadığı, cenazelere, yaralılara, yardım edenlere saldırılıp saldırılmadığı araştırılsın!

O 100 can bizim canımızdı. Bizim yüreğimizi soğutacak şey bu katliam gözgöre gelirlen sorumlulukları olan diğer kişiler ne yaptı ve neredeler? Bunlar yargılandığı zaman gerçek bir yargılama olacaktır.

 

17.53: Mağdur -müşteki avukatlarından Av. Nuray Özdoğan soruşturmanın genişletilmesi konusunda talepte bulunuyor.

Av. Nuray Özdoğan: Bu sanıklar günlerdir bizi mahkeme salonunda tehdit ediyor. Tutuklanmadan önce de Antep’te çok rahat gezmişler. Bütün sanıklar 3-5 ay yatıp çıkacaklarını bilerek girdiklerini söylediler. Yaptıkları her şeyden polisin haberi olduğu belli.

Büyük bir katliamla yargılanmalarına rağmen hiçbirinin yüzünde bir utanç ifadesi bile yok. Birçoğu sorulara örgütlü bir şekilde cevaplamadı. IŞİD gibi katliam örgütlerini koruyan, soruşturmayan, araştırmayan, rahatlatan bütün kamu görevlilerinin davaya dahil edilmesini istiyoruz.

Bu dava çözülmezse başka katliamlara da şahit olacağız. Sorumluluğu olan tüm kamu görevlileri bu katliam dosyasında yargılanacaktır. Bu dosyada kamu görevlileri yargılanmadan gerçek bir yargılamadan bahsedemeyiz.

17.51:

Mahkeme başkanı: İfadesi alınamayan 2’si tutuklu 2’si tutuksuz toplam 4 sanığın ifadesini alamadık. Varsa avukatların soruşturmanın genişletilmesine ilişkin beyanlarını  mümkünse yazılı alalım. Ardından savcıdan mütalaa alacağız ve duruşmayı ileri bir tarihe erteleyeceğiz. Şu aşamada saat itibariyle aileleri dinleme olanağımız bulunmuyor. Bir sonraki duruşmada aileleri dinleyeceğiz.

17.50: Sanık Burak Ormanoğlu’nun ifade ve sorgusu tamamlandı. Ormanoğlu duruşma salonundan çıkarılırken müşteki avukatlarına dönerek; “Güvercinleri … yapacağım” dedi. Ancak ne yapacağı avukatlar tarafından anlaşılmadı.

17.35: Sanık Burak Ormanoğlu’nun ifadesi tamamlandı. Mağdur – müşteki avukatları sanık Burak Ormanoğlu’na sorularını yöneltiyor. Av.Eylem Sarıoğlu Aslandoğan, Av. Zöhre Dalkıran ve Av. Özcan Karakoç sırasıyla sanığa sorularını yöneltti. Mağdur – müşteki avukatlarının soruları üzerine diğer sanıklarda olduğu gibi sanık Ormanoğlu’da “cevap vermeyeceğim” diyerek karşılık veriyor.

17.03: Sanık Burak Ormanoğlu ifadesini vermeye başladı.

Sanık Burak Ormanoğlu: İddianamede ÇETO kod adını kullandığım belirtiliyor. Televizyon izliyoruz IŞİD terör örgütünün böyle kod adı kullanıldığı nerede görülmüş. Benim hücre evi olarak kullanılan evdeki yumoşta(çamaşır yumuşatıcı) parmak izim çıkmış sadece ben o eve kesinlikle gitmedim. Markette filan parmak izim kalmıştır. Ben o evde kalsam başka şeyin üzerinde de parmak izim çıkardı. Neden sadeve yumoşta parmak izim çıkmış?

Ben Suriyeye gitmedim. Güvercin hastasıyım sadece sınıra kaçakçıdan güvercin almaya gitmiştim. Bunu Suriye’ye gittim gibi yazmışlar. 2013’de Suriye’de olduğuma ilişkin fotoğraflar çıkmış ben 2013’de Kazakistan’daydım.

Ben elektrikçiyim 15 yaşımdan beri bu işi yaparım. Ben Metin Akaltın’ın evine banyo şofben arızası için gitmiştim. Orada Halil İbrahim Durgun’u gördüm TVlerden gördüğümden tanıdım. Tanıdığımı anlayınca Halil İbrahim Durgun panik oldu. Beni evde rehin aldı. Sonra biz de Metin Akaltın ile plan yaptık. Evde bir şey olmadığı bahanesiyle market diye dışarı çıktık. AVM önünde polisleri gördük onlara anlattık.

Biz polislere ihbar edince bizden kimlik istediler siz kimsiniz diye GBT yapınca sizin aramanız var diye bizi ayırdılar. Bizi ayırdıkları zaman Metin Akaltın çocuklarım evde onları kurtarın diyerek evin adresinin yazılı olduğu kağıdı verdi.

17.00: Sanık Abdulmuttalip Demir’in ifadesine hazırlanamadığından dolayı duruşma sanık Burak Ormanoğlu’nun ifade ve sorgusu ile devam edecek.

16.58: Sanık Abdulmuttalip Demir ifadesini vermeye başladı.

Sanık Abdulmuttalip Demir: Bismillahirrahmahirrahim. Benim bu dosyada olmamım tek sebebi müslüman olmam ve Yunus Durmaz’ın eniştesi olmamdır. İddianame bana tebliğ edilmedi savunmamı daha sonra yapmak istiyorum.

16.55: Sanık Abdulhamit Boz’un ifade ve sorgusu tamamlandı. Duruşma sanık Abdulmuttalip Demir’in ifade ve sorgusu ile devam edecek.

16.42: Mağdur – müşteki avukatları sanık Abdulhamit Boz’a sorularını yöneltiyor. Av. Hasan Hüseyin Evin, Av. Nuray Özdoğan ve Av. Özcan Karakoç sırasıyla sanığa sorularını yöneltti. Mağdur – müşteki avukatlarının soruları üzerine diğer sanıklarda olduğu gibi “cevap vermek istmeyorum” diyerek karşılık veriyor;

Sanık Abdulhamit Boz: (Adana’da El Kaide terör örgütü üyeliğinden yargılanıyorsun ne yapmıştın? sorusu üzerine) cevap vermek istemiyorum.

(Antep düğün patlamasından yargılanıyorsun ne diyorsun? sorusun üzerine) cevap vermek istemiyorum.

(Ankara Katliamı davasında yargılanıyorsun ne diyorsun? sorusu üzerine) cevap vermek istemiyorum.

(Adana’da El Kaide’den Antep’te düğün katlimından, Ankara’da gar katliamından yargılanıyorsun sence sen neden buradasın? sorusu üzerine) onu ben de bilmiyorum.

16.40: Sanık Abdulhamit Boz’un ifadesi tamamlandı. İfadenin ardından söz alan müdafii Av. Orhan Şahin: “Müvekkilim IŞİD üyesi değildir. Aksine IŞİD’in mağdurudur. Tahliyesini talep ederiz.”

16.20: Sanık Abdulhamit Boz ifadesini vermeye başladı.

Sanık Abdulhamit Boz: Ben böyle bir davada yargılandığım için utanç duyuyorum. Benim böyle bir olaydan bu dosyadaki sanıklardan haberim yoktur. Benim tek talihsizliğim Gaziantep’te yaşamaktır. Ben iddianamede geçen sanıkların hiçbirini tanımıyorum. Allah biliyor ki ben yalan söylemiyorum. Eğer yalan söylüyorsam 7 çocuğum var Allah hepsinin ölüsünü göstersin bana. Ben onların kirli ve kanlı paralarına dahil olmadım.

16.15: Tutuklu sanık Abdulhamit Boz’un ifade ve sorgusu ile devam edecek.

16.10: Verilen aranın ardından duruşma devam ediyor. Mahkeme başkanı salonu sakin olması konusunda uyardı. Ardından sanık müdafi Av. Orhan Şahin’i ” avukat bey sizde müştekilerle ve müşteki avukatları ile karşılıklı diyaloğa girmeyin” diyerek uyardı.

15.40: Gerginlik hala devam ediyor. Aileler “asıl provakatör sensin” diyerek sanık avukatına tepki gösteriyor. Duruşmaya 30 dakika ara verildi.

15.30: Diğer sanığın ifade ve sorgusuna başlanacağı esnada sanık Hüseyin Tunç müdafi Av. Orhan Şahin söz alarak beyanda bulunduğu esnada oğlunu kaybeden bir baba “bunlar terörist” diyerek feryad etti. Bunun üzerine Av. Orhan Şahin  ailelere dönerek “provakatör” dedi.  Bunun üzerine salon karıştı. Sanıklar jandarma tarafından salon dışına çıkarıldı.

15.20: Mağdur – müşteki avukatlarının sanık Hüseyin Tunç’a sorduğu sorular tamamlandı.

14.52: Mahkeme sanık avukatının itirazının reddine karar verdi. Mağdur-müşteki avukatları sanığa sorularını sormaya devam ediyor. Sanık Hüseyin Tunç’ta aynı şekilde “cevap vermek istemiyorum” diyerek soruları cevaplandırıyor.

14.50: Sanık Hüseyin Tunç müdafii Av. Orhan Şahin tekrar söz alarak: “Müvekkilim sorulara cevap vermiyor. Sorulara itiraz ediyorum, Müvekkile sorulan bir soruyu ben cevaplamak istiyorum” dedi. Salondan tekrar tepkiler yükseldi.

14.48: Mağdur – müşteki avukatı Av. Murat Kemal Gündüz’ün sorularını sorduğu ve sanığın her soruya “cevap vermiyorum” dediği esnada müdafii Av. Orhan Şahin araya girerek: “Müvekkilim soruları cevaplamıyor soru sormayın. Suçlayıcı sorular soruyorsunuz. Böyle yapacaksınız Allah’ın hükmünü uygulayın kısasa kısas yapın” dedi. Salondan tepkiler yükseliyor.

14.42: Mağdur – müşteki avukatları sanık Yakup Yıldırım’a sorularını yöneltiyor. Av. Murat Kemal Gündüz, Av. Özcan Karakoç ve Av. Tugay Bek sırasıyla sanığa sorularını yöneltti. Ancak sanık diğer birçok sanık gibi tüm soruları cevap vermek istemiyorum” diyerek cevaplıyor.

14.35: Mahkeme başkanının soruları bitti. Sanık Hüseyin Tunç müdafii Av. Orhan Şahin söz alarak tahliye savunması yaptı. Katılma talepleri ile ilgili ise;

Sanık Hüseyin Tunç müdafii Av. Orhan Şahin: 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği, hayatını kaybedenlerin yakınları ve yaralananlar ile Emek Partisi’nin katılma talepleri kabul edilsin. Bunun dışında başta CHP olmak üzere diğer tüm meslek örgütleri ve sivil toplum örgütlerinin katılma taleplerinin reddine karar verilsin.

14.12: Mahkeme başkanı sanığın emniyet ifadesini okudu. Mahkeme başkanı sanığa sorularını sordu. Mahkeme başkanının soruları üzerine;

Sanık Hüseyin Tunç: (savcılık ifadende 2008 yılında uyuşturucuyu bıraktıktan sonra Genç Muvahhitler Derneği’ne gittim” demişsin niye gittin sorusu üzerine) Genç Muvahhitler Derneği’ne hiç gitmedim. Onlar kendileri yazmış. (Mahkeme başkanı “bu savcılık ifaden, müdafinde varmış” demesinin üzerine) bilmiyorum.

Yunus Durmaz ve Hacı Ali Durmaz’ı tanımam. Yunus Durmaz’dan maaş filanda almadım. Ben örgüt adına nakliyecilik yapmıyorum. Sadece bir kere Yakup ile amonyum nitrat taşıdık ancak ben onun gübre olduğunu biliyordum.

Benim kod adım “ebu Hüseyin” değildir. Ebu Hüseyin; Hüseyin’ın babası demektir. Benim Hüseyin isimli bir çocuğum yoktur. Kendi ismimi niye kod adı olarak kullanayım öyle şey mi olur.

Suriye’ye hiç gitmedim. (Mahkeme başkanı: önceki ifadeden de gittiği söylemişsin) ben öyle bir şey demedim.

Emniyet ve savcılık ifademin hepsi doğru değildir. Bir kısmını onlar kendileri yazmış.

Diyanet işleri tarafından atanan imamların arkasında ben namaz kılmıyorum. Bizim mahalle camisinin imamı Memur-Sen’in başkanıdır o yüzden gitmiyorum. O da bir gün geliyor üç gün gelmiyor. Kendi evimde 5 vakit namazımı kılarım. Emniyet’te de böyle dedim bunlar doğrudur.

14.10: Sanık Hüseyin Tunç “önceki ifademi tekrar ediyorum. Sayın başkan siz soru sorarsanız cevaplarım.” dedi.

14.00: Kısa süreli gerginliğin ardından duruşma devam ediyor. Mahkeme başkanı dosyaya gelen evrakları okuyor.

13.50: Mahkeme başkanı duruşmanın sağlıklı yürüyebilmesi için görüntü çekilmemesi ve herhangi bir kayıt alınmaması konusunda salona uyarıda bulundu.

13.45: Tutuklu sanık Hüseyin Tunç’un ifadesine başlanacağı sırada Tunç müdafi beyanda bulunmak istediğini söyledi. Tunç müdafi Av. Orhan Şahin müvekkiline “O elindeki kağıtların hiçbirini okumayacaksın, bırak o kağıtları kendi ifadeni ver” dedi.

Ardından Av. Orhan Şahin hayatının kaybedenlerin ve yaralılar ile duruşmayı izlemek için gelenlere dönerek “Evrensel bildiri gazetesi isimli bir gazetede benim fotoğraflarım yayınlanarak hedef gösteriliyorum o kişi kimse tespit edeceğim” dedi. Aileler Av. Şahin’e “bizi tehdit mi ediyorsun” diyerek tepki gösterdi.

13.40: Verilen aranın ardından duruşma devam ediyor. Tutuklu sanık Hüseyin Tunç’un ifade ve sorgusu yapılacak.

12.24: Duruşmaya 13.30’a kadar ara verildi.

12.23: Mahkeme tutuksuz yargılanan sanık Yakup Yıldırım’ın TUTUKLANMASINA KARAR VERDİ.

12.20: Cumhuriyet Savcısı sanık Yakup Yıldırım’ın tutuklaması yönünde mütalaa verdi.

12.15: Mağdur-müşteki avukatları adına Av. Özcan Karakoç tutuksuz sanık Yakup Yıldırım hakkında tutuklama talebinde bulunuyor.

Av. Özcan Karakoç: Bunların hiçbiri masum değil, akrabalarından biri IŞİD’li iken, öz abisi bu IŞİD’e katıldı derken bu kişinin masum olması mümkün değil. Kimsede beni buna inandıramaz. 10 Ekim öncesi ve sonrasında 1 ayda 1292 defa Hakan Şahin görüşmüş bunu kız meselesi olarak açıklayamaz.

11.50: Sanığa dosyada bulunan kişilerin görüntüleri gösterildi ve tanıdığı kişileri tespit etmesi istendi. Suphi Alpdoğan sanıklardan: Halil İbrahim Alçay,  Halil İbrahim Durgun, Resul Demir, Yakup Karaoğlu ve Yunus Durmaz’ı teşhis etti.

Yunus Durmaz hakkında “Halil İbrahim Durgun ile birlikte gelmişti ama kiralamaya gelen kişi o değildi” dedi.

11.35: Sanık Suphi Alpfidan avukatı ile görüştükten sonra beyanda bulunmak üzere tekrar duruşma salonuna getirildi.

Sanık Suphi Alpfidan: Olaydan sonra biri benim yanıma gelerek ev istedi. Bu kişi daha önce Halil İbrahim Durgun ile benim yanıma gelmişlerdi. Bu kişi Halil kendini patlattıktan sonra geldi. Ben de Halil kendini patlattığı ve bu kişide bu olaydan sonra yanıma geldiği için şüphelendim ve bu kişiye “ev yok sen numaranı bırak ben seni ararım” dedim. Sonra numarasını aldım karakola gittim. Bu kişinin ismi nedir bilmiyorum.

Orada Gaziantep TEM’e götürdüler beni orada Bestami Bey ile görüştük. Sonra bunlara operasyon yaptılar tutukladılar. Bu kişi halen Gaziantep’te tutukludur.  Bu olaydan bir süre sonrada Gaziantep Emniyet Müdürlüğü saldırısı oldu.

Ben polisten korkmuyorum, örgütten korkuyorum. Bu sebeple can güvenliğim yok diyorum.

11.30: Sanık Suphi Alpfidan avukatı ile görüşmek istediğini söyledi. Sanık avukatı ile özel olarak duruşma salonu dışında görüşüyor.

11.20: Av. Yıldız İmrek sanığın koruma programı kapsamında güvenliğinin sağlanmasını talep etti.

11.15: Sanık Yakup Yıldırım’ın ifade ve sorgusu tamamlandı. Dün(10.11.2016) tutuklanan sanık Suphi Alpfidan yeniden ifade vermek istediğini söylediği için tekrar dinlenecek.

Sanık Suphi Alpfidan: Şu an burada bu şekilde ifade veremem. Ben sizinle (başkana hitaben) özel olarak görüşmek istiyorum. Şu an burada herkesin önünde anlatamam. Gerekirse yazılı vereyim. Bu işin için Gaziantep Emniyet Müdürlüğü filanda var. Bu sanıklar ve bu olaya dair bildiğim ne varsa anlatmak istiyorum ama  kendi ve ailemin can güvenliğime dair korkum var. Can güvenliğim sağlanırsa ifade vereceğim.

Bu olaydan sonra bir olay gerçekleşti ben” yetkili yerlere” açıklama yaptım. Bu kişiler yine içinde var şuan anlatamıyorum. Mahkemeye dilekçe vereyim benim ve ailemin hayati güvenliği sağlanacak şekilde siz nerede derseniz orada ifade vereyim. Ben sanıklarla sadece ticari faaliyette bulunacaktım. Sanıkların elebaşını burda öğrendim.

10.45: Sanık Yakup Yıldırım’ın ifadesi tamamlandı. Mağdur – müşteki avukatları sanık Yakup Yıldırım’a sorularını yöneltiyor. Av. Yıldız İmrek, Av. Deniz Özbilgin, Av. Özcan Karakoç sırasıyla sanığa sorularını yöneltti. Mağdur – müşteki avukatlarının soruları üzerine;

Sanık Yakup Yıldırım: (Kayıtlara göre Hakan Şahin ile bir ayda 1292 defa görüşmüşsün hem dertlisin sevgilimden dolayı diyorsun iddia ettiğin sevgilin ile dahi bir konuşman yok ama Hakan ile bir ayda 1292 görüşmüşsün nedeni nedir? sorusu üzerine) Yani dertliydim öyle haberleşiyorduk. Ne yaptın nerdesin buluşalım filan diye konuşuyorduk öyle çok değil bence. Abim ve ailemle bu konuları açık açık konuşamıyordum, çekiniyordum o sebeple Hakan ile sohbet ediyordum.

Hakan cihattan filan bahsediyordu. Ara sıra IŞİD’i öven şeyler söylüyordu.

(Jane Anusili adına kayıtlı kullandığın bir telefon hattın var sana mı ait? sorusu üzerine) Evet verdiğiniz numarayı kullandım ama Jane Anusili adına kayıtlı olduğunu bilmiyordum.

(Abin İshak ifadesinde; Hakan Şahin bana da IŞİD’e katılmayı teklif etti ben reddettim ama kardeşimi kandırdı bu Hakan Şahin diyor. Abinin söylediklerine ne diyorsun? sorusu üzerine)  Abim neden öyle bir şey demiş bilmiyorum.

(Kendisine ait facebook hesabında paylaştığı paylaşımlar gösterilerek bu nedir?Ne olduğunu ne yazdığını biliyor musun? diye sorulması üzerine) Üzerinde La ilahe İllahlah yazıyor. Başka neyi simgeliyor bilmiyorum. IŞİD’in kullandığını bilmiyorum. 

Sanığın facebook hesabına ulaşmak için tıklayınız.

10.25:  Tutuksuz sanık Yakup Yıldırım ifadesini vermeye başladı.

Sanık Yakup Yıldırım: Ben üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. İsmini bile bilmediğim şahısların emrinde çalıştığım söyleniyor. Ben dosyadaki şahıslardan sadece Hakan Şahin’i tanırım. O da yakın arkadaşımda. Oturup sohbet ederdik, konuşurduk ona dertlerimi sıkıntılarımı anlatırdım.

Soruşturma aşamasında avukatların IŞİDliler ile ilgili bilgilendirmesi ve oradaki polislerin yönlendirmesi ile emniyetteki ifademi verdim. Hakan Şahin ara sıra bana IŞİD değil de dini konulardan ve Suriye’ye gitmekten bahsederdi. Bana Suriye’ye gitmeyi hiç teklif etmedi. Soruşturma aşamasında avukatım ve polislerin yönlendirmesiyle hakan şahin’in IŞİD’ci olduğunu söyledim.

Yakup Şahin’i Hakan Şahin’in amcası olmasından dolayı tanıyorum, muhattaplığım yoktur. Ben diğer sanıkların gittiği hiçbir derneğe gidip gelmedim.

İshak Yıldırım abim olur. Abim telefonda arkadaşın Hakan mı yaptı  Ankara’yı diye sordu bana doğrudur ama o olay olduğunda ben Hakan’ın Ankara’da olduğunu biliyordum abime de söylemiştim o da şaka olsun diye öyle sordu telefonda. Abim Hakan Şahin’in ahlakını, kız muhabbetlerini sevmediği için benim onunla görüşmemi istemiyordu.

Hakan Şahin ile 10 Ekim’den sonra görüştük diye hatırlıyorum. Ankara’da hastaneye gittiğinden ve hastalığından bahsetti. Olayda kullanılan araçla Hakan Şahin beni ve annemi daha önce teyzemin evinden almıştı. Aracı oradan teşhis ettim.

10.20: Tutuksuz sanıklardan Yakup Yıldırım’ın ifade ve sorgusu  ile duruşma başlayacak. Ardından tekrar ifade vermek isteyen Suphi Alpfidan dinlenecek.

10.15: Dün tutuklanan sanık Suphi Alpfidan “dün sanıklar olduğu için çekindim yeniden ifade vermek istiyorum. Söylemek istediğim şeyler var” dedi.

10.00: Sanık, mağdur-müşteki ve avukat yoklaması başladı.

#10EkimKatliamıDavası ‘nda 4. gün: tutuksuz sanık Suphi Alpfidan tutuklandı

#10EkimKatliamıDavası ‘nda 3. gün: Sanık Hacı Ali Durmaz: Suriye’ye ailecek gitmemizin sebebi IŞİD’e katılmaktı

#10EkimKatliamıDavası ‘nda 2. gün Sanık Yakup Şahin: Polisler “iyi güzel iş olmuş ama bir iki çocuk öldü” diyerek benimle selfie çektirdi

#10EkimKatliamıDavası ‘nda 1. gün Avukatlar: Ölen her arkadaşımız için 100 kez söz veriyoruz hesap soracağız!