#10EkimKatliamıDavası ‘nda 3. gün: Sanık Hacı Ali Durmaz: Suriye’ye ailecek gitmemizin sebebi IŞİD’e katılmaktı.

10 Ekim 2015 günü katledilen 100 insanımızın katilleri hakkında açılan davanın 3. günü bugün (9 Kasım) başladı. Bugün sanıkların ifadeleri ile duruşma devam etti.

17.50: Sanık Hacı Ali Durmaz’ın da ifade ve sorgusu da tamamlandı. Yarın 10 Ekim Katliamı’nın 13. ayı olduğu için mahkemeyle görüşüldü ve duruşma 10.04’te Ankara Gar’ı önünde yapılacak anmadan sonra saat:11.00’da başlayacak.

17.45: Mağdur- müşteki avukatı Av. Mehtap Sakinci Coşgun’un soruları üzerine;

Sanık Hacı Ali Durmaz: IŞİD’in terör örgütü olduğunu kabul ediyorum. Ankara patlamasını gördüm. Abime kızdım neden böyle yaptınız diye ama ben de arandığım için bir şey yapamadım polise gidemedim.

17.30: Mağdur – müşteki avukatı Av. Kenan Karakoç’un sorularına cevaben;

Sanık Hacı Ali Durmaz: Kaçakçılar iyi yer bulup bizi geçiriyordu. Diğer tarafta bizi bekleyenler oluyordu. Suriye tarafından Türkiye’ye geçerken IŞİD’in hudut birlikleri izin vermezse Türkiye’ye geçilemiyor. Abim milliyetçiydi. Polise zarar gelmesini istemezdi bu yüzden kendini tek patlatmıştır.

17.15: Av. Hasan Hüseyin Evin’in kaldığınız evde bulunan bombalar eve nasıl ve kimler tarafından getirildi sorusuna cevaben:

Sanık Hacı Ali Durmaz: Gaziantep Emniyet patlamasından sonra evimize beyaz eşya yüklü bir kamyon yanaştı. Evdeki patlayıcılar da onunla gelmiş olabilir.

17.10: Mahkeme başkanının soruları bitti. Mağdur – müşteki avukatları sanık Hacı Ali Durmaz’a sorularını yönelteceği sırada sanık Hacı Ali Durmaz “ben avukatların soracağı hiçbir soruya cevap vermeyeceğim” dedi.

Bunun üzerine sanığın CMK Müdafiliğini üstlenen avukatı “avukatlar çok fazla soru soruyor, ikiden fazla soru sormamaları yönünde karar alınsın” dedi.

Mahkeme başkanı “öyle bir usul olamaz, avukatlar sorar sen soruyu duyunca cevap vermeyeceğim dersin” dedi. Sanık Hacı Ali Durmaz soruları dinleyeceğini beyan etti.

Av. Nuray Özdoğan, Av. Hasan Hüseyin Evin, Av. Tugay Bek  ve Av. Özgür Karakoç sırasıyla sanığa sorularını yöneltti. Mağdur – müşteki avukatlarının soruları üzerine;

Sanık Hacı Ali Durmaz: Mesleğim bilgisayarcılıktır. Daha önce bunun eğitimini aldım tam işe başlayacakken IŞİD’e katıldım. Babam 2006 yılında Antep’te vefat etti. Annem ise şu an IŞİD saflarındadır.

Av. Nuray Özdoğan canlı bombaların çıktığı Gaziantep’te bulunan Alyaz Sitesi’nin görüntülerini göstererek sanıktan kişileri tespit etmesini istedi. Sanık hiçbirini tanımadığını, kendisine ait görüntülerin ise kendisine ait olmadığını iddia etti.

16.45: Sanık Hacı Ali Durmaz’ın ifadesi bitti mahkeme başkanı sanığa sorularını sordu.  Mahkeme başkanının soruları üzerine;

Sanık Hacı Ali Durmaz:  Suriye’ye ailecek gitmemizin sebebi IŞİD’e katılmaktı. Amacımız PKK’ye ve Beşer Esad’a karşı savaşmaktı. Kamplarda uzun süreli kalmadım. Bir IŞİD kampında 15 gün kaldım burada da kısa süreli eğitim aldım ancak herhangi bir çatışmaya filan katılmadım. Sadece nöbet tuttum bir süre.

Dosyada bana ait olduğu iddia edilen fotoğraflar tamamen iftiradır. Ortalık FETÖ’cü kaynıyor. Neden iftira atmasınlar.

Ben daha önce Suriye’de El Nusra Cephesi’ne katılmıştım. Esad’a karşı nöbet filan tuttum. Sonra oradaki IŞİD’li bir arkadaşım beni IŞİD’e çağırdı benim de IŞİD’e sempatim vardı IŞİD’e katıldım.

Biz bu bahsettiğim evden sonra başka bir eve taşındık abimle birlikte. Sonra bir gece özel harekatçıların geldiğini gördük. Ben yukarıya kaçmaya başladım. Sonra abim kendini patlattı. Ben abimin üzerinde bomba yeleği olduğunu bilmiyordum. Sonra zaten ben kendim teslim oldum.

Mervan kod ismi bana ait.

Biz sürekli ev değiştiriyorduk abimle, abimin çok parası vardı. Bu para içeriden(Suriye’den) gelirdi ama tam olarak kimden gelirdi filan bilmiyorum. İçerden birileri bir kuyumcuya getirirdi paraları abimde oradan alırdı. Abim bana harçlık verirdi ama bunları bilgisayara geçtiğini bilmiyordum. Ama bilgisayarda yazı yazdığını görürdüm.

İki abim, iki yengem ve annem IŞİD saflarına katılmıştır. Bizim ailemizde IŞİD saflarına ilk ben katıldım. Abim Yunus Durmaz benden sonra katıldı. Ben sırf Yunus Durmaz’ın kardeşi olduğum için bana da bombacı diyorlar. Ben sırf Yunus Durmaz’ın kardeşiyim diye böyle oluyor.

16.40:

Sanık Hacı Ali Durmaz: Ben Suriye’ye gitmiştim.  Ankara patlamasından sonra Türkiye’ye geldim. Sonrasında tekrar Suriye’ye gittik ailemle. Sonra ben Türkiye’ye geri döndüm. Kafasında siyah kask bulunan biri karşıladı beni. Bu kişinin kim olduğunu ben bilmiyorum. Sonra bu kişi beni Antep’e götürdü. Sonra abim ile karşılaştık. Ben abimi Irak’ta biliyordum çok şaşırdım hatta. Sonra abim beni bir eve götürdü. Halil İbrahim Durgun’un eviymiş kendisini hiç görmedim. Ben Halil İbrahim Durgun’un evinde 2 gün kaldım. Orada Suriye uyruklu 2 kişi vardı. Ben o evde çamaşır yıkayacaktım o sırada kimliğimi unutmuşum, daha sonra ben kimliğimi alamadan o eve baskın düzenlenmiş ben böylelikle dosyaya dahil oldum. Keşke o eve gitmeseydim. İlhamı Balı ve Deniz Büyükçelebinin Türkiye Suriye geçişinde görevli olduklarını biliyorum. Kenan Kutval’ı tanıyorum. Suriye’de öldü 2 yıldan fazla oldu öleli.

16.35: Sanık Resul Demir’in sorgusu tamamlandı. Sanık Hacı Ali Durmaz’ın  sorgusuna başlanacak.

16.10: Mahkeme başkanının soruları bitti. Mağdur – müşteki avukatları sanık Resul Demir’e sorularını yöneltiyor. Av. Mustafa Kemal Bögün, Av. Özcan Karakoç sırasıyla sanığa sorularını yöneltti. Mağdur – müşteki avukatlarının soruları üzerine;

Sanık Resul Demir: Halil İbrahim Durgun’un kendini patlattığını duyunca şoka girdim. Kendisini çok seven birisiydi. Ben de şüpheye düşüyorum. Allah şahit siz de biliyorsunuz ki bu olayın faili bu dosyada yok. Halil İbrahim Durgun canlı bomba olacak bir insan değildi. Kendini çocuklarını çok severdi. Kardeşim olsa bana bir şey emanet etse güvenmem ama Halil İbrahim Durgun telefonunu bana bırakınca vardır bir bildiği dedim.

15.55: Sanık Hakan Şahin’in ifadesi bitti mahkeme başkanı sanığa sorularını sordu.  Mahkeme başkanının soruları üzerine;

Sanık Resul Demir: Emniyette bana bir kurgu dayatıldı. Ama şuandaki verdiğim ifade doğrudur. Genç Muvahhitler Derneği’ne bir süre gittim. Halil Alçay ile de Halil Durgun ile de Genç Muvahhitler derneğine gittim. Akşamları orada dini sohbetlere katılırdık. Abim El Kaide’den yargılandı ve beraat etti.

15.40: 

Sanık Resul Demir: Ben katil değilim, 3 gündür bana katil diyorlar. Biz buraya geldiğimizde bir teyze Allah seninde canını alsın dedi. Ben buna karşılık “amin” diyorum eğer bu işin içinde parmağım varsa Allah canımı alsın. Bana “katil” diye bağırıyorlar vallahi zoruma gidiyor.

Aileler size güvenmiyor, Cumhurbaşkanına güvenmiyor, polise, MİT’e güvenmiyor.

Benim Anayasal düzeni yıkmaya çalıştığım iddia ediliyor. Böyle bir şey asla yapmam. Ben Türkiye Irak, Suriye, Afganistan gibi olsun istemem.

Nasıl olduysa iddianameye göre ben örgüte araç temin etmekle görevlendirilmişim. İddia makamı bir kurban arıyor. Bu işleri yapan kendini patlattı. Ben kurban değilim.

Halil İbrahim Durgun kaçarken telefonunu bana bıraktı deniliyor. Evet bıraktı ancak kaçtığını filan bilmiyordum. Bilsem neden o telefonu alayım. Polisler eve geldiğinde sinyal buradan geliyor, kendisi nerede, neden telefonu sende diye sordular. Ben de Halil’in bana “eşim ile problemlerim var telefon sende kalsın ben sabah alırım bir de bana yastık,yorgan ver” dediğini aktardım. Sonra beni gözaltına aldılar.

Üzerime atılı hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasal Düzeni ile ilgili hiçbir problemim yok. İşlemediğim bir suç yüzünden 13 aydır tutukluyum. Hakkımdaki tüm suçlamalar hakkında beraatime karar verilmesini talep ediyorum. Evli çocuk sahibiyim. Çocuklarım bakıma muhtaçtır, sabit ikametgahım vardır. Polisler geldiğinde dahi kaçmadım. Suçlu insan kaçar ben kaçmadım. Tahliyemi talep ediyorum.

15.35: Sanık Halil İbrahim Alçay’ın sorgusu tamamlandı. Sanık Resul Demir’in sorgusuna başlanacak.

14.55: Mahkeme başkanının soruları bitti. Mağdur – müşteki avukatları sanık Halil İbrahim Alçay’a sorularını yöneltiyor. Av. Heval Yıldız Karasu, Av. Nurten Yakış Çağlar, Av. Özcan Karakoç sırasıyla sanığa sorularını yöneltti. Mağdur – müşteki avukatlarının soruları üzerine;

Av. Karasu: Huzeyfe  kimdir ve anlamı nedir?

Sanık Alçay: Oğlumun adıdır anlamı peygamber dostu demektir.

Av. Karasu: Ebu Huzeyfe ne anlama geliyor?

Sanık Alçay: Huzeyfe’nin babası demektir.

Av. Karasu: O zaman Ebu Huzeyfe sen oluyorsun!

Sanık Alçay: Hayır bu kişi kesinlikle ben değilim, tamamen tesadüfi bir durumdur.

 

Sanık Halil İbrahim Alçay: (diğer sorulara cevaben) Asıl canlı bombalar dışarıda ve devlet kim olduğunu biliyordur. Barış için toplanan insanların katledilmesi kabul edilemez.

14.45: Sanık Halil İbrahim Alçay’ın ifadesi bitti mahkeme başkanı sanığa sorularını sordu.  Mahkeme başkanının soruları üzerine;

Sanık Halil İbrahim Alçay: Evimde oy kullanmanın haram olduğuna dair belgeler bulundu doğrudur. İfademdeki çelişkiler TEM şubede 3 gün hücrede kaldığım için. Polis bana “zülkarneyn olsan bu ifadeden sonra cezaevinden çıkamazsın.” dedi. Enes Plastik benim üzerime kuruldu ama sermayesi Halil’e aittir. Sonra çekler işin içine girince risk gördüm. 3 yıldır ben herhangi derneğe gitmedim. Daha önce Genç Muvahitler ve Vahdet Vakfına bir kaç defa gitmiştim.

14.40: Diğer sanıklar salondan çıkarıldı. Sanık Halil İbrahim Alçay mahkeme başkanı tarafından

14.35: Bu esnada Av. Kazım Bayraktar söz olarak. “Birazdan sanığın sorgusuna başlayacağız sanıkların tek tek dinlenmesi gerekir. Birbirlerini duyuyorlar ve ifadelerini ona göre hazırlıyorlar. Ayrıca bizim soracağımız sorularda duyacaklar ve ifadelerini sorduğumuz sorulara göre değiştirebilirler” dedi. Mahkeme bu talebi kabul ederek sanıkların tek tek dinlenilmesine karar verdi.

14.10:

Sanık Halil İbrahim Alçay: İddianame de benim Ebu Huzeyfe kod isimli şahıs olduğum iddia ediliyor. Cezaevinde olduğum süreçte canlı bomba olduğuma dair istihbarat bilgisi cumhuriyet gazetesinin 16/04/2016 tarihli sayısında yayınlanmıştır. Burada İstihbarat Daire Başkanlığı’nın bir yazısında bahsediliyor. Bu yazıda 9 kişinin kod adları ve T.C. kimlik numaraları belirtiliyor ve canlı bomba eylemi yapacakları yazılmış. Bu eylemcilerden biri de Ebu Huzeyfe olarak yazılmış.  Ben tutuklu olduğum esnada aynı zamanda canlı bomba eylemi yapacağımdan hakkımda istihbarat çıkarılıyor. Bu nasıl bir iştir ben anlamıyorum.

Ayrıca Habertürk’te yer alan bir habere göre bu teröristlere eşi ve çocuk sayısı ile kirada olup olmadığına göre maaş ödeniyormuş. Dosyadaki belgelerde Ebu Huzeyfe aylık 340 dolar para alıyor. Para ödeme kıstasları baz alındığında Ebu Huzeyfe’nin çocuksuz ve evli olmaması lazım. Ancak ben evli ve çocukluyum.

İddianame de bana isnat edilen tek şey Halil İbrahim Durgun’a  arabamı satmış olmamdır.  Ben arabamı sattığım için suçlanıyorum. Söz konusu aracı Halil İbrahim Durguna ben sattım. Ama onun borçlarından dolayı aracın devri bende kaldı.

Ben madem 100 insanın hayatını katletmeye niyetlendim neden kendi aracımı bu işin içine bulaştırayım.

Ayrıca haberlerde eylem yapacakların birbirleri ile ve aileleriyle görüşmelerinin yasak olduğu yazılı. Ancak ben hem Resul Demir (aynı yerde çalışırız)  ve Yakup Karaoğlu (liseden arkadaşım) ile hem kendim hem de ailecek görüşürüz.

Örgütün iddianamedeki eğitimlerini almak ciddi mesai gerektirmektedir. Benim böyle bir zamanım hiç olmadı.

Ebu huzeyfenin kim olduğunu cihat bölgelerine gidip gelen insanlara sorun, teşhisi yapılsın. Ben değilim.

Askerliğimi Ankara’da yaptım.Eğer keşif işi yapıyor olsaydım Ankara keşfine beni göndermeleri gerekirdi, Ankara’yı ben biliyorum.

14.00: Verilen aranın ardından duruşma devam ediyor. Sanıklardan İbrahim Halil Alçay’ın ifadesi ve sorgusu yapılacak.

12.40: Sanık Hakan Şahin’in ifadesi ve sorgusu tamamlandı. Duruşmaya 14.00’a kadar ara verildi.

12.00: Mahkeme başkanının soruları bitti. Mağdur – müşteki avukatları sanık Hakan Şahin’e sorularını yöneltiyor. Av. Heval Yıldız Karasu, Av. Deniz Özbilgin, Av. Özcan Karakoç sırasıyla sanığa sorularını yöneltti. Mağdur – müşteki avukatlarının soruları üzerine;

Sanık Hakan Şahin: Ankara’da kiraladığım araç ile kız arkadaş bulursam gezecektim. Ankara’yı bilmiyordum Yakup Şahin ile Gölbaşı’nı bildiğim için orada buluştum. Gölbaşı’na Yakup ile buluşmaya gittim ancak orada hiç buluşmadan geri döndüm.

IŞİD üyeleri namaz kıldığım için bana iftira atmış olabilir. Bir şey bilseydim söylerdim IŞİD eylemlerini onaylamıyorum.

(Müşteki vekilinin “ifadendeki inanç yaşama özgürlüğü hangi hukukta var?” sorusuna;) “Laik bir ülkede yaşamıyor muyuz?”diyerek cevap verdi.

Soruları toplu alabilir miyim? Cevap vermek istemiyorum.

diyerek bundan sonra sorulan sorulara cevap vermedi.

11.20: Sanık Hakan Şahin’in ifadesi bitti mahkeme başkanı sanığa sorularını sordu.  Mahkeme başkanının soruları üzerine;

Sanık Hakan Şahin: Polisler beni odaya çekip hazırlanan şekilde ifade verirsem etkin pişmanlıktan yararlanırsın dediler. Cezaevindeyken bakanlıktan geldiğini söyleyen kişiler beni ziyaret etti. Yakup ile bir derneğe katılmışlığım yok sadece 2014 yılında kuran öğrenmek için Medeniyetler Derneğine gittim.

11.15:

Sanık Hakan Şahin: Örgütten maaş aldığım belirtilmiş. Bunun ödeme belgeleri ile kanıtlanmasını istiyorum böyle bir ödeme yoktur. DAEŞ okula gidenleri müşrik ve kafir olarak değerlendirir bana okul için neden para versin ki bu iddia gerçek dışıdır. Örgüt izni olmadan girilemeyen yerlerde benim kamera kaydım veya parmak izim bulunmamıştır. Suçlu insan kaçma girişiminde bulunur ben Gaziantep’e döndüğümde okul kayıt işlerimi yaptım kaçsam okula kayıt yaptırmazdım. Savcılığa ifade vermeden önce iddiaları kabul edersem 1-2 yıl yatıp çıkacağım belirtildi. Ben bu yüzden savcılıkta uydurdum.

11.00: Sanık Hakan Şahin’in ifadesinin bir bölümünde “Ben bir müslümanım.” dedi. Salonda bulunan aileler: “Sen müslüman değil canisin!” diyerek tepki gösterdi.

10.45:

Sanık Hakan Şahin: İbadetlerim sebebiyle suçlanıyorum. Önceki ifademi kabul etmiyorum. Tahliyemi talep ediyorum. İddianamede Hakan, “hkn” kod adının benim olduğu söylenmiş kod ismi gizlenmek içindir bunu benim kullanmam mümkün değildir. Olayda kullanılan aracı amcam yeşil kart sebebi ile üzerine araba alamadığı için ben üzerime aldım. Aracı ben 2-3 ay önce aldım iddianamede eylemin bir gün önce planlandığı yazıyor ben aracı aldığımda eylem planı yoktur. İddialar asılsızdır. Ankara’da sağlık sorunlarım sebebiyle bulunuyordum.

10.30: Sanık Hakan Şahin aynı Yakup Şahin gibi önceden yazılmış metni okuyor. Aileler bu duruma tepki gösterdi.  Ailelerin tepki göstermesine gülen sanık avukatına aileler ikinci kez tepki gösterdi.

10.20: Sanıkların, mağdur-müştekilerin ve avukatların yoklamaları yapıldı. Duruşma Sanık Hakan Şahin’in ifadesi ve sorgulanması ile devam edecek.

10.10: Kısa süreli gerginliğin ardından aileler salona girmeye başladı. Aileler kendilerine ayrılan yere geçerken mahkeme heyetine: “24 yaşında oğlumu aldınız bir de duruşma izletmiyorsunuz”, “5 çocuğumu babasız bıraktınız siz” diyerek tepki gösterdi.

10.05: Gaziantep’ten ilk celse getirilmeyen 3 tutuklu sanık bugün duruşma salonuna getirildi.

10.00: Ailelerden bir kısmının duruşma salonuna girmesi polis tarafından engellenmeye çalışıldı. Bunun üzerine mağdur-müşteki avukatları ailelerin salona girişini engelleyen polisler hakkında suç duyurusunda bulunmasını talep etti. Mahkeme bu talep ile ilgili menfi-müspet herhangi bir ara karar kurmadı.

#10EkimKatliamıDavası ‘nda 2. gün Sanık Yakup Şahin: Polisler “iyi güzel iş olmuş ama bir iki çocuk öldü” diyerek benimle selfie çektirdi.

#10EkimKatliamıDavası ‘nda 1. gün Avukatlar: Ölen her arkadaşımız için 100 kez söz veriyoruz hesap soracağız!